Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/10339 E. 2010/1221 K. 04.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10339
KARAR NO : 2010/1221
KARAR TARİHİ : 04.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı davalının borçlu olarak imzası bulunan senette kefil olduğunu, davalının borcunu ödememesi nedeniyle alacaklının başlattığı takip sırasında emekli ikramiyesi ve emekli maaşına haciz konularak maaşından 9.256 TL kesinti yapıldığını bildirerek,kefil sıfatıyla ödediği bedelin davalı borçludan tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.628 TL üzerinden takibin devamına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalının senetli borcuna kefil olması nedeniyle ödediği bedelin istirdadı için eldeki davayı açmıştır.Dosyaya ibraz edelin kambiyo senedinde 9.3.2007 tanzim tarihli,24.9.2007 vade tarihli olduğu, alacaklının …, borçlunun … olduğu, …nun kefil olarak imzaladığı görülmektedir. Alacaklının senet borçlusu ve kefili hakkında yaptığı kambiyo senetlerine mahsus takip nedeniyle davalının 9.256 TL ödeme yaptığı açıktır. Mahkemece bonolarda kefil hukuki münasebetine yer verilmediği, belli bir borç için aval verilmedikçe senet ön yüzünde imzası bulunan herkesin asıl borçlu sayılacağından, senet borçlularının kendi aralarında eşit şekilde borçlu olması nedeniyle ödediği bedelin yarısını davalıdan talep etme hakkı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu bono nedeniyle alacaklı ve üçüncü kişiler kambiyo hukukundan doğan haklarını bonoda imzası bulunan her iki taraftan talep edebilme hakkına sahiptir. Ancak senet metninden de anlaşıldığı gibi davacı senedi kefil olarak,davalı da asıl borçlu olarak imzalamıştır.Kendi iç ilişkilerinde davacının sorumluluğu kefalet olarak düzenlendiğinden davacı kefil olarak ödediği kısmı davalıya rücu hakkına sahiptir. Kaldıki davalı, aralarındaki hukuki ilişkide senet nedeniyle davacı ile eşit olarak sorumlu olduklarına dair bir kararlaştırma olduğunu iddia ve ispat edemediğine göre davanın BK.nun kefalet hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, Bozma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 4.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.