Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/2315 E. 2010/3027 K. 27.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2315
KARAR NO : 2010/3027
KARAR TARİHİ : 27.05.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalılar vekili Avukat … … Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, tapulu taşınmazların davalı … adına olan tapu kayıtlarının iptâli ile davacı adına tescili istemiyle açılmış; mahkemece tapu iptâli tescili davasının reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davaya dayanak alınan 04.12.1994 tarihli ve “Kat Karşılığı İnşaat Yapımı Ön Sözleşmesi” adi yazılı şekilde düzenlenmiştir. Bu sözleşme, davacı şirket tarafından yüklenici; davalılar tarafından ise, arsa sahipleri sıfatlarıyla imzalanmıştır. Yanlar arasındaki sözleşme, zorunlu şekil koşuluna uygun değil ise de; sözleşme konusu … Mahallesinde bulunan 38 ada 71 parsel olarak tapuya tescilli taşınmazdan yüklenici şirkete kayden pay temliki yapıldığından Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi gereğince yanlar bağlayıcı nitelik kazanmıştır.
Davacı yüklenici, sözleşme ile yüklendiği edimini ifa ettiğini ileri sürerek, inşa ettiği (F) Bloktaki 5, 6, 7, 8, 9, 10 numaralı bağımsız bölümlerin mevcut tapu kayıtlarının iptâli ile adına tescilini dava etmiştir. Mahkemece, inşaatın tamamlanması halinde dava konusu bağımsız bölümlerin yükleniciye devri gerektiğini; ancak inşaatın tamamlanmaması sebebiyle bu bağımsız bölümlerin kayıtlarının iptâli ile davacı adına tescilini talep edebilme koşullarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek dava reddedilmiştir. Yanlar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde öngörülen koşulların oluşması halinde dava konusu bağımsız bölümlerin davacı yükleniciye kayden temlik olunacağı kararlaştırılmıştır. Buna göre, sözleşme eki olan puan listesinin ilk 7 maddesinde belirtilen 2350 puanlık işler kapsamındaki bağımsız bölümler tüm inşaatlar tamamlanıncaya kadar arsa sahiplerince teminat olarak tutulabilecektir.
Taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıklarda mutlak yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir (HUMK. md.13). Bu yasal nedenle, somut olayda da uyuşmazlığın çözümünde mutlak yetkili mahkeme, … Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Ancak; arsa sahipleri … ile … tarafından yüklenici şirket hakkında, 04.12.1994 tarihli sözleşme ve ekleri ile 10.07.1997 tarihli Ek Protokol dayanak alınarak, gecikme tazminatı ve uğranılan zarar alacaklarının toplamı olarak gösterilen 380.314,32 TL’nin tahsili davası açılmış ve bu dava, … Asliye 1. Ticaret Mahkemesi’nin 2005/733 Esasında kayıtlı olup, derdest bulunmaktadır. … İlçesi … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yargı çevresi içinde bulunmasına ve ticari davaların kural olarak … Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekmesine karşın, HUMK’nın 13. maddesi hükmü gereğince … Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davanın … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/733 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine olanak bulunmamaktadır. Nevar ki, sözü edilen davaların biri hakkında verilecek hükmün, diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu kuşkusuzdur (HUMK m. 45.) Aynı yargı çevresinde bulunan … Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen sözü edilen davanın bu dava ile birleştirilmesi halinde uyuşmazlıkların sürüncemede bırakılmadan ve en az giderle çözümlenmesi sağlanmış olacaktır (HUMK. m. 77.). O halde, mahkemece … Asliye Ticaret Mahkemesine yazı yazılarak, 2005/733 Esas sayılı davanın bu dava ile birleştirilmesine karar verilip verilemeyeceğinin sorulması; birleştirme kararı verilmesi halinde her iki dava konusu uyuşmazlıkları esasına girilerek davalar çözüme bağlanmalıdır. Aksi halde ise, … Asliye Ticaret Mahkemesindeki dava “ön mesele” sayılarak anılan mahkemece verilecek kararın kesinleşmesinden sonra bu dava karara bağlanmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA ve taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 750,00’şer TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan alınarak karşılıklı olarak birbirlerine verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 27.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.