YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10531
KARAR NO : 2010/1346
KARAR TARİHİ : 08.02.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, sözlü vedia sözleşmesi ile korunmak ve muhafaza altına alınmak üzere davalıya teslim edilen 4380 kg işlenmiş zeytinin, davalı tarafından haber verilmeden davacı şirket ortağı olduğunu söyleyen dava dışı bir şahsa teslim edildiğini, oysaki şirketin böyle bir ortağı olmadığını, zeytin bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine de haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zeytinlerin satılması için teslim alındığını, davacı şirketin rızası ve bilgisi ile dava dışı 3. şahsa satıldığını, bakım ve muhafaza masraflarının mahsup edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 14.235-TL’nin takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ve takip giderleri ile birlikte tahsiline imkan verecek tarzda davalının … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/7072 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının ileri sürdüğü ve davalının da kabul ettiği olgulara göre, davacının tazminat isteminin temeli; BK’nun 463. maddesinde tanımlanan vedia sözleşmesine
dayanmaktadır. BK’nun 463. maddesi hükmüne göre: ( …,vedia bir akittir ki onunla müstevdi, mudi tarafından verilen şeyi kabul ve onu emin bir mahalde hıfzetmeği deruhte eder… ) Ücret şart edilmedikçe veya hal, müstevdiin ücrete intizarını icap etmedikçe, müstevdi ücret isteyemez. Başka bir deyişle saklama bir sözleşmedir ki, onunla saklayıcı, saklatanca kendisine bırakılan taşınır bir malı kabul etme ve onu güvenli bir yerde koruma borcu altına girer. Davacı şirket, bu davasında davalının sözleşmenin kendisine yüklediği güven ve özenle koruma borcuna aykırı davranması nedeniyle oluşan zararını istemiştir. Mahkemece, davalıya emanet edilen zeytinlerin bedeli hesaplanmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamına göre davalının zeytin muhafaza işini meslek edindiği ve bu faaliyeti dolayısıyla ücret isteyebileceği anlaşılmaktadır. Davalının bakım ve muhafaza masrafları için, bir başka deyişle vedia ücreti olarak talep edebileceği meblağ yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır. O halde mahkemece, davalının vedia ücreti olarak talep edebileceği meblağ belirlenerek, davacının zararından mahsup edilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2). bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 192.20 temyiz harcının istek halinde iadesine, 8.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.