YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6181
KARAR NO : 2010/9486
KARAR TARİHİ : 25.06.2010
T.C.YARGITAY 13. Hukuk Dairesi
… Petrol Turizm San. Tic. Ltd. Şti vekili avukat … ile Beşiktaş Belediye Başkanlığı vekili avukat … aralarındaki dava hakkında İstanbul 5. Asliye ticaret Mahkemesinden verilen 4.6.2008 gün ve 725-411 sayılı hükmün Dairemizin 21.1.2010 tarih ve 9445-495 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde taraflar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalının açtığı 2004 yılı akaryakıt ihalesini kazanarak davalı ile 22.12.2003 tarihli sözleşme imzaladıklarını, sözleşme kapsamında davalıya 400.000lt. motorin ve 75.000lt. benzin teslim ettiğini, 27.2.2004 tarihli faturadan sonra yapılan fiyat artışları nedeniyle fiyat farkı doğmaya başladığını, toplam 28 adet faturada KDV hariç 68.073.300.590TL fiyat farkı oluştuğunu, sözleşmede fiyat farkı uygulamasının kabul edilmesine ve davalıya başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, KDV hariç 68.073, 30YTL fiyat farkı alacağından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.500YTL’nin tahakkuk ettiği günden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, 3.1.2005 tarihli yazı ile 31.12.2002 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan esaslara göre fiyat farkı ödeneceğini, fiyat farkının buna göre fatura edilmesini davacıya bildirdiklerini, davacı tarafından sözleşmede yazan fiyat farkı formülünün kabul edilmemesi ve faturalarını fiyat farksız olarak kesmeleri nedeniyle davacıya fiyat farkı ödenmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmede kararlaştırılan 31.12.2002 tarihli fiyat farkı kararnamesinin iptal edilmiş olması nedeniyle uygulama olanağının bulunmadığı, sözleşmeye yazılması ve uygulanması gereken fiyat farkı kararnamesinin 5.2.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan kararname olduğu, buna göre davacının 28 adet faturayla ilgili toplam 71.518.603.542TL fiyat farkı alacağının doğduğu, davacının 68.073.300.590TL talep ettiği gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 5.500YTL alacağın davalıdan tahsiline, bu miktara dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2009/9445-2010/495 sayılı 21.1.2010 tarihli kararı ile taraflar lehine bozulmuş, taraflar karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440. Maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
2-Dairemizin 21.1.2010 tarihli bozma kararının 1.nci bendinde “Davacının davalının açtığı ihale sonucu yapılan 22.12.2003 tarihli sözleşme ile 2004 yılı içerisinde değişik tarihlerde toplam 28 adet fatura karşılığı davalıya akaryakıt teslim ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının talep ettiği 2010/6181-9486
Fiyat farkı hususunda hangi esasların uygulanacağı noktasındadır. Mahkemece 5.2.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan fiyat farkına ilişkin kararname esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında yapılan 22.12.2003 tarihli sözleşmenin 15.2. maddesinde “Bu iş için fiyat farkı verilecek olup, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre ihalesi yapılacak olan mal alımlarına ilişkin fiyat farkı yürürlükteki 31.12.2002 tarih ve 3.Mük. 24980 sayılı R.G. deki esaslara göre ödenecektir.” hükmü, yine aynı sözleşmenin 15.3. maddesinde “Sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz.” hükmü düzenlenmiştir. Anayasamızın 48.maddesi ve BK. 19. maddesi gereğince akit serbestisi vardır. Yasada belirlenen sınırlamalar içinde kalmak koşulu ile taraflar istedikleri konularda, istediği koşullarda sözleşme yapabilirler. Bu sözleşme koşulları tarafları bağlar. Somut uyuşmazlıkta yukarda belirtilen sözleşme hükümleri de tarafları bağlayıcıdır. Kaldı ki, sözleşme tarihinde 5.2.2003 tarihli kararname yürürlükte olduğu halde taraflar sözleşme ile 31.12.2002 tarihli kararnameye göre fiyat farkı ödeneceğini kararlaştırmışlardır. Hal böyle olunca, mahkemece sözleşmenin 15.2.maddesinde belirtilen esaslar doğrultusunda açıklayıcı, taraf, hakim ve Yargıtay denetimine açık bilirkişi raporu alınmak suretiyle oluşacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir” denilmiştir. Ne var ki, yeniden yapılan incelemede mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde 31.12.2002 tarihli fiyat farkı verilmesine ilişkin kararname hükümlerine göre davacının talep edebileceği fiyat farkının 3.448.492.552 TL olduğu saptanmış olup alınan bilirkişi raporu dosya içeriğine uygundur. Yeni bilirkişi incelemesine gerek yoktur. Davanın bu miktar üzerinden kabulü gerekirse de davalı 3.459.17 YTL fiyat farkı ödemeyi kabul etmiştir. Kabul kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Mahkemece 3.459.17 YTL üzerinden davanın kabulü gerekir. Temyiz edilen hükmün bu gerekçeyle bozulması gerekirken zuhulen yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulduğu anlaşıldığından davacının karar düzeltme isteminin kabulü bozma ilamından yeni bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiği bölümün çıkarılması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm,davacının sair karar düzeltme taleplerinin reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 2009/9445-2010/445 sayılı ve 21.1.2010 tarihli bozma kararının 1 nolu bendinde yer alan “Hal böyle olunca, mahkemece sözleşmenin 15.2.maddesinde belirtilen esaslar doğrultusunda açıklayıcı, taraf, hakim ve Yargıtay denetimine açık bilirkişi raporu alınmak süretiyle oluşacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir” bölümünün çıkarılarak yerine “23.8.2008 tarihli bilirkişi raporu ve davalının kabulü esas alınarak 3.459.17 YTL’ye hükmedilmesi gerekir” söz ve rakamlarının yazılmasına, bozma kararının 1.bendinin bu şekilde düzeltilmesine, peşin alınan 35.50 TL temyiz harcının istek halinde hem davalıya, hemde davacıya iadesine, 25.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi