Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/5600 E. 2013/5801 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5600
KARAR NO : 2013/5801
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Tuzlagözü Köyü çalışma alanında bulunan 127 ada 157, 158, 159, 160, 161, 162 ve 164 parsel sayılı sırasıyla 135.537,93, 5.229,43, 6.297,12, 13.572,52, 6.488,38, 6.092,70 ve 102.633,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, ham toprak vasfı ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 127 ada 157, 158, 159, 160, 161, 162 ve 164 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve Köy Tüzel Kişiliğinin de belgesizden zilyetliğe dayalı mülk edinebileceğine göre davalı Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesinde aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak bir kimsenin sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar taşınmaz mal iktisap edebileceği öngörülmüştür. Mahkemece davacı … adına tescile karar verilen taşınmazların toplam yüzölçümleri, daha önce davacı taraf adına tespit edilip tespitleri kesinleşen taşınmazlarla birlikte 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen miktar kısıtlamasının üstündedir. Hal böyle olunca; 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesinde aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak bir kimsenin, daha önce davacı taraf adına tespit edilip tespitleri kesinleşen taşınmazlarla birlikte sulu toprakta 40, kuru toprakta ise 100 dönüme kadar taşınmaz mal iktisap edebileceği gözetilerek ve davacı tarafa tercih hakkı hatırlatılarak, Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen miktar kısıtlamasına uygun olarak belirlenecek taşınmaz ya da taşınmaz bölümlerinin davacı … adına, geriye kalan taşınmaz veya taşınmaz bölümlerinin ise davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.