YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1115
KARAR NO : 2010/9232
KARAR TARİHİ : 24.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Belediyeye ait olan 19 nolu parselin 38 metrekarelik taşınmazı … Belediye Encümeninin 28.4.2005 tarihli kararı ile satın aldığını, satış bedeli olan toplam 21.850 TL’yi ödediğini, ne var ki, davalının dava dışı … Büyükşehir Belediyesine olan borcundan dolayı, hisse üzerinde haciz şerhi bulunduğundan arsanın tapu devrini alamadığını, söz konusu haczin kaldırılması için 10.925 TL bedeli, davalının borçlarına karşılık olmak üzere, dava dışı Büyükşehir Belediyesi hesabına 24.4.2007 tarihinde yatırmak zorunda kaldığını, davalının sebepsiz zenginleşmesi nedeniyle yatırmış olduğu bedelin tahsili için başlatmış olduğu icra takibine ise itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının taşınmazı, üzerinde haciz şerhi olduğunu bilerek satın aldığını, 12.7.2005 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanununun 5. maddesine göre Büyükşehir Belediyeleri ve bunlara bağlı diğer kuruluşlara olan borçlar hakkında oluşturulan uzlaşma komisyonunca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hacizlerin kaldırılması konusundaki çalışmaların ise devam ettiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında, satışa konu pay üzerindeki haciz şerhlerinin davalı Belediye tarafından kaldırılmasının temininden sonra tapu devrinin verilmesinin kararlaştırıldığı, buna rağmen davacının anlaşmaya aykırı davranarak dava dışı Büyükşehir Belediye Başkanlığına ödeme yaparak haciz şerhinin kaldırılmasını ve taşınmazın tapuda adına tescil edilmesini sağladığı, aksine hareketin sözleşme ve hakkaniyete aykırı olduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacının davalıdan satın aldığı, ancak davalının dava dışı Büyükşehir Belediyesine olan borçlarından dolayı üzerinde haciz şerhi bulunan taşınmazın, tapu devrinin yapılamaması üzerine, söz konusu haczin kaldırılması için davacının dava dışı Büyükşehir Belediyesine, davalının borçlarına karşılık … olduğu bedelin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacının 28.4.2005 tarihli Belediye Encümen kararı ile satın aldığı, ancak davalının … Büyükşehir Belediyesine olan borçlarından dolayı hisse üzerinde mevcut olan haciz şerhleri nedeniyle satışa konu olan taşınmazın tapu devrini alamadığı, daha sonra dava dışı Büyükşehir Belediyesi ile yapmış olduğu görüşmeler sonrasında davalı … Belediyesine ait olan borca karşılık olarak 10.925 TL’yi 24.4.2007 tarihinde Büyükşehir Belediyesine yatırması üzerine aynı tarihte haciz şerhinin kaldırıldığı ve tapu devrinin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece … Belediyesi Encümen kararı ve davacının da kabulü gereğince, satışa konu olan pay üzerindeki haciz şerhlerinin davalı tarafından kaldırılmasının temininden sonra tapu devrinin verileceğinin kararlaştırılmış olduğu, buna rağmen davacının anlaşmaya aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, ilgili encümen kararında davacının hacizlerin kaldırılması ve tapu devrinin yapılması için ne kadar süre beklemesi gerektiği konusunda bir açıklık bulunmadığı gibi, söz konusu anlaşma tarihinden, davalıya ait borcun ödendiği tarihe kadar bir yıla yakın bir sürenin geçmiş olması karşısında da, davacının tapu devrinin gerçekleştirilmesi için, makul bir süre beklemiş olduğunun kabulü gerekir. O halde davacı, satın almış olduğu taşınmaz üzerindeki hacizlerin kaldırılması ve tapu devrinin gerçekleştirilmesi için davalı Belediyenin, dava dışı Büyükşehir Belediyesine olan borcuna karşılık … olduğu miktarı sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalıdan rücuen tahsilini talep etmekte haklı olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde aynı mahkeme tarafından 2007/94 esas sayılı dosya ile verilen vedairemizce sehven onandıktan sonra karar düzeltme isteği üzerine bozulan ilam gözetilmeksizin bu kararın emsal alınarak davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…