YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2557
KARAR NO : 2010/9660
KARAR TARİHİ : 29.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın ve karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-birleşen davada davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, adına kayıtlı… plaka sayılı aracı oto pazarına satış için götürdüğünde, üzerlerine resmi devri almadan aracı 12.000 YTL bedelle satın almak isteyen dava dışı şahıslarla tanıştığını, 14.3.2004 günlü harici sözleme ile aracın dava dışı şahıslardan biri ola…’ye sattığını, yine bu şahıslardan İhsan Demirer adına satış yetkisi içerir vekaletnameyi 15.3.2004 günü noterde düzenleyip verdiğini, vekaletnameyi bu şahıslara verdiği gün, bankadan para beklenildiği söyleyerek son bir kez aracı denemek için vekaletname ile ayrıldıklarını, bankadan para gelmeyince, şüphe üzerine emniyete başvurduğunu, aracını da orada tesadüfen gördüğünü, ancak davalıya noterden satış işleminin yapıldığını ve aynı gün trafik bürosundan tescil kaydını yaptırılmak üzere olduklarını öğrendiğini, davalının da bu kişilerle ortak hareket ettiğini, saatler içinde devrin gerçekleşmesinin ve emniyette tescil işlemlerine başlanmasının hayatın olağan akışa ters olduğunu ileri sürerek noterden yapılan 15.3.2004 tarihli satış sözleşmesinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, araç alım satımı yaptığını, dava dışı İhsan’ı tanıdığını, onun vasıtasıyla davaya konu aracı resmi sözleşme ile satın aldığını, davacının vekiline bedelini ödediğini savunarak davanın reddini dilemiş; birleşen davası ile,
Davacı tarafından alınan tedbir üzerine araca el konulduğunu, bu nedenle mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti ile aynen iadesi, olmadığı takdirde ödediği 10.000 YTL bedelin tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile….. plakalı aracın mülkiyetinin davacı …’ya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, adına kayıtlı….plaka sayılı aracı oto pazarına satış için götürdüğünde, üzerlerine resmi devri almadan aracı 12.000 YTL bedelle satın almak isteyen dava dışı şahıslarla tanıştığını, şahısların kendilerini oto alım satımı yapan kişiler olarak tanıttıklarını, 14.3.2004 günlü harici sözleme ile aracın dava dışı şahıslardan biri olan Cemali’ye sattığını, bu şahıslardan İhsan Demirer adına satış yetkisi içerir 15.3.2004 tarihli vekaletnameyi şahısların … yeri olarak bildirdiği dükkanlarında kendilerine teslim ettiğini, hatta … yerinin kira sözleşmesini göstererek güven telkin ettiklerini, bankadan para beklenildiği söylenerek bekletildiği sırada son bir kez aracı denemek maksadıyla vekaletname ile ortaklarından bazılarının … yerinden ayrıldıklarını, ancak bankadan para gelmeyince şüphe üzerine Emniyet Müdürlüğü’ne şikayet üzerine gittiğinde aracını parkta gördüğünü, orada aracının davalıya noterden satış yapıldığını ve aracın tescil işlemlerinin yürütüldüğünü öğrendiğini, davalının da bu şahıslarla birlikte hareket ettiğini, yapılan satışın hileli olduğunu belirterek eldeki davayı açmıştır. Davacının şikayeti üzerine yapılan ceza yargılaması ile, dava dışı şahısların 765 sayılı TCK’nun 503/1 maddesiyle cezalandırılmalarına, davalının ise delil yetersizliğinden beraatına karar verildiği, kararın 19.9.2007 günü kesinleştiği dosya içinde bulunan … 11.Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/459 esas – 2006/77 karar, 14.3.2006 tarihli kararından anlaşılmıştır. Davalı, dava dışı şahıslardan sadece İhsan’ı tanıdığını, diğer şahısları tanımadığını, kendisinin emekli olup araba alım satımıyla uğraştığını, aynı gün noterde aracın satışını alıp, işlemlerin uzun sürmesi açısından tescil işlemlerine emniyette başladığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Gerçekten, dosya içinde bulunan 15.3.2004 tarihli noterden yapılan satış sözleşmesi uyarınca dava konusu aracın davacıya vekaleten hareket eden dava dışı İhsan Demirer tarafından davalıya 11.060 TL bedelle satışının yapıldığı, aynı gün tescil işlemlerine trafik tescil bürosunda başlanıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davalının, oto alım satımıyla uğraştığı ve aracı da bu maksatla aldığı, noterden satış işleminin yapılıp çok kısa süre içerisinde tescil işlemlerine başlanması, hayatın olağan akışına ters olduğu gibi, genel uygulama ve araba alım-satımı
Yapanların oluşturduğu teamüle göre harici sözleşme ile aracı alarak nihai tüketiciye kayıt malikinden devrinin sağlandığı gerçeğine de aykırıdır. Davalı hakkındaki ceza yargılamasına ilişkin beraat kararı da delil yetersizliğine ilişkin olup hukuk hakimini bağlayıcı nitelik taşımamaktadır. Somut olaydaki satıma konu aracın çok kısa zaman aralıkları içinde el değiştirmesi ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde davalı …’nın kötüniyetli davranan dava dışı kişilerle el ve işbirliği içinde olduğunun kabulü gerekir. Öyle olunca mahkemece, birleşen davanın reddi ile asıl davanın yukarıda açıklanan ilkeler ışığında sonuçlandırılması gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde asıl davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.