YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5399
KARAR NO : 2010/5950
KARAR TARİHİ : 02.11.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan kira bedeli talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında düzenlenen 27.09.2004 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinde davacı arsa sahibine üç daire verilmesi, inşaatın inşaat ruhsat tarihinden itibaren 24 ayda bitirilmesi, aksi halde günün rayiç bedeli üzerinden arsa sahiplerine verilecek dairelerin kira bedellerinin davalı yüklenici tarafından ödenmesi kabul edilmiştir. İnşaat ruhsatı 28.01.2005 tarihinde alınmış, inşaat süresinin 28.01.2007 tarihinde dolmasına rağmen, davacıya ait dairelerin tesliminin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı iskânın binanın bulunduğu sokakta kanalizasyon ve içme suyu hattı bulunmadığından dolayı alınamadığını belirtmiş, mahkemece de Belediye ile yapılan yazışmalara göre alt yapı ve kanalizasyon hattı olmaması nedeniyle iskânın alınamamasında davalının kusuru olmadığından bahisle dava reddedilmiştir.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesini imzalayan davalı yüklenici işinin ehli olup; kendisinden basiretli bir tacir gibi davranması beklenir. Dolayısıyla yüklenici sözleşmenin imzalandığı sırada inşaatın yapılacağı gayrimenkul imar koşullarını öngörüp inşaat süresini buna göre belirleyip sözleşmeyi imzalamalıdır. Somut olayda sözleşmede inşaat süresinin belirlenmesi ile ilgili hükümlerde, kanalizasyon ile ilgili bir gecikme nedeni öngörülmemiştir. Dolayısıyla inşaatın sözleşmede kararlaştırılan inşaat ruhsat tarihinden itibaren 24 ay sonra tamamlanması gerekir. Diğer taraftan Belediyeden alınan 14.09.2007 tarihli yazı kapsamında foseptik çukurunun açılması halinde iskânın alınabileceği de anlaşılmaktadır. Bu durum dahi iskânın alınmasının mümkün olduğunu göstermektedir. Buna göre mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen 4 ay 5 günlük gecikme bedeli olarak hesaplanan 4.625,00 TL’nin kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddi doğru olmamış, hükmün bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 02.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.