YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6607
KARAR NO : 2013/9307
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
ADINA VEKİLİ AVUKAT …
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı neden olmadan işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin bildirimli olarak feshedildiğini, işçinin hakettiği kıdem tazminatının işverene olan borçlarından mahsup edildiğini, sair işçilik alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 26.12.2011 tarih 2009/32845 esas 2011/49682 karar sayılı ilamıyla, kısa kararda denetime imkan vermeyecek ve infazda tereddüt oluşturulacak şekilde hüküm kurulması, fazla çalışma ücret ödemeleri ve kıdem tazminatının mahsup edilmesi iddialarıyla ilgili dosya kapsamındaki belgelerin nazara alınarak, davacı taraftan beyanlarının da sorularak değerlendirme yapılması gerekliliğiyle bozulmuştur. Bozma ilamına uyan mahkemece, ek bilirkişi raporu alınarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, işverenin işçinin kıdem tazminatı alacağına yönelik mahsup işleminde haklı olup olmadığı ve bozma sonrası verilen kararda hükmedilen hafta tatili alacağı noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davalı vekilince, davacı işçinin bankalara ve piyasaya olan borçları sebebiyle işverenden borç istediği ve işverenin toplam 7.895,00 TL tutarında ödeme yaptığı, işçinin hakettiği kıdem tazminatı alacağının işverenin bu işlemlerden kaynaklı alacağına mahsup edildiği savunulmuştur. Davacı vekili, 10.06.2008 havale tarihli beyan dilekçesinde ve bozma sonrası yapılan duruşmada alınan beyanında, bahsi geçen ödemeler sebebiyle senetler düzenlendiği, işçinin aylık ücretinden kesintiler yapılması suretiyle işverene olan borcun kapatıldığı, bu sebeple işverenin mahsup işleminde haksız olduğu iddia edilmiştir. Bozma ilamında işaret edildiği ve ek bilirkişi raporunda da değerlendirildiği üzere, işverence dosyaya sunulan aylık ücret ödemelerine ilişkin “para makbuzu” başlıklı ödeme belgelerinde, davacıya yapılan aylık ücret ödemelerinde herhangi bir kesinti bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı itibariyle, davacı tarafça, işverene olan borcun ödendiği usulünce kanıtlanamamıştır. Hal böyleyken, davalı işverenin mahsup işleminde haklı olması sebebiyle kıdem tazminatı alacağının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
3- Mahkemece, bozma öncesi verilen kararda, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 2.166,87 TL hafta tatili ücreti alacağı hüküm altına alınmış, bu husus bozma ilamının kapsamı dışında kalmış olması nedeniyle kesinleşmiştir. Hal böyle olmasına rağmen, bozma sonrası verilen hükümde, anılan alacakta uygulanan hakkaniyet indirimi oranının yeniden değerlendirilerek, bu kez alacağın 2.476,43 TL tutarında hüküm altına alınması hatalı olmuştur.
4-Kabule göre de, bozma ilamı doğrultusunda yeniden yapılan değerlendirmeye göre, fazla çalışma alacağının hakkaniyet indirimi dışında esastan reddedilen kısmı için, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalıdır.
Yukarıda yazılı sebeplerden, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi hatalı olup, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.