YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1870
KARAR NO : 2010/3094
KARAR TARİHİ : 31.05.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, inşaat yapım sözleşmesi uyarınca eksik ve hatalı yapım nedeniyle evin yeniden inşası için gerekli masraflar ve manevi zararın tazmini istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Manevi tazminat davasının reddine; maddi tazminat davasının kabulü ile 17.096,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin mahkemece verilen 2006/83 E., 2007/383 K. sayılı karar, Dairemizin 2008/2112 Esas ve 2009/1975 Karar sayılı ilâmıyla bozulmuş ve mahkemece, bozma ilâmına uyulmuştur. Bozma ilâmında; ayıbın ortaya çıktığı 2003 yılı piyasa fiyatlarıyla davalı yüklenici tarafından inşaatın yapılan kısmının yeniden yapım bedelinin bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle yaptırılması gerektiğine değinilmiştir. Bozma ilâmına uyulmakla taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın korunabilmesi için mahkemece bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur. Bozma ilâmına uyulmuş olduğu halde; 2003 yılı serbest piyasa fiyatları dikkate alınmadan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından ilân edilen “Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri”ni esas alarak yapının yıkılıp yeniden yapım bedelini hesaplayan bilirkişi kurulunun sunduğu 19.10.2009 günlü raporun mahkeme tarafından hükme esas alınması doğru olmamıştır.
Mahkemece yaptırılan inceleme sonucu sunulan tüm raporlar, hüküm vermeye yeterli görülmemiştir. Çünkü, az yukarıda açıklandığı üzere; bilirkişi raporlarında davacının başka yükleniciye yaptırdığını bildirdiği inşaatın taş temeli ile taşıyıcı taş duvarı işini de davalı yüklenicinin yaptığı kabul edilerek, 2003 yılı yerine, 2006 yılı fiyatlarıyla inşaatın yeniden yapım bedelleri hesaplanmıştır. HUMK’nın 286. maddesi hükmü gereğince, hakim yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi ve bilirkişi kurulu raporuyla bağlı değildir. Aynı Yasanın 284. maddesi hükmü uyarınca gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli görüşse önceden inceleme yaptırdığı bilirkişiden ek veya yeniden görevlendireceği bilirkişi kuruluna inceleme yaptırarak rapor alabilir.
O halde, mahkemece yapılacak iş; Dairemizin az yukarıda belirtilen bozma ilâmı da gözetilerek, olanaklı ise, yerinde keşif yapılmak suretiyle; değil ise, delil tespiti sonucu verilen bilirkişi raporu ile mahkemece keşif yerinde inceleme yaptırılarak alınan 16.10.2006 günlü raporlarda inşaatın durumuna ilişkin tespitler ve toplanan deliller değerlendirilerek, davalı yüklenicinin yaptığı işler dikkate alınarak ayıpların ortaya çıktığı 2003 yılı serbest piyasa fiyatlarıyla davalının yaptığı işlerin yeniden yapım bedelinin hesaplattırılması suretiyle varılacak sonuca göre uyuşmazlık hakkında bir karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle de diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 31.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.