Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/4453 E. 2011/8247 K. 26.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4453
KARAR NO : 2011/8247
KARAR TARİHİ : 26.12.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin davranışlarından kaynaklanan nedenle feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece işveren tarafından yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığını belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda davacı işçinin 04.01.1994-04.01.2010 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, davacının görevine işveren tarafından 04.01.2010 tarihli fesih bildirimi ile son verildiği fesih gerekçesinin İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün genelgeleri uyarınca 31.12.2009 tarihine kadar Özel Güvenlik Kimlik Kartını yenilenmesi için gerekli eğitim ve sağlık raporunun yapılan bildirimlere rağmen alınmamasına dayandığı anlaşılmıştır. Davacı vekili Özel Güvenlik Yenileme Eğitimlerine ilişkin 05.01.2010 tarihli İçişleri Bakanlığının yazısından 31.12.2009 tarihine kadar yenileme eğitimini almayıp bu tarihten sonra yenileme eğitimi için müracaat edenlerin yenileme eğitimini tamamladıktan sonra özel güvenlik görevlerine devam edeceklerinin bildirildiği dolayısıyla 31.12.2009 tarihinin eğitim almak için son tarih olmadığı esas itibariyle bu eğitime görev değişikliği beklentisi nedeniyle zamanında başvurmadığını feshin bu nedenlerle geçerli sebebe dayanmadığını iler sürmüş ise de gerek davacı tanığı gerekse davalı tanığı anlatımlarından davacının kredi kartı borçları nedeniyle işten ayrılarak ödenecek kıdem ve ihbar tazminatları ile borçlarını kapatma ve aynı işverenin başka işyerlerinde yeniden işe alınma beklentisi ile güvenlik görevlisi yenileme eğitimine katılmadığı ve sağlık raporu almadığı bu konuda gerekli başvuruları yapmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan İçişleri bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 05.01.2010 tarihli genelgesinde 31.12.2009 tarihine kadar yenileme eğitimini tamamlamamış olanların bu tarihten sonra özel güvenlik görevlisi olarak çalışmaları mümkün, olmadığından çalıştırıldıklarının tespiti halinde 5158 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunu 19. maddesi C bendi “Bu Kanunun 11. maddesine göre çalışma izni verilmeyen kişileri özel güvenlik görevlisi olarak istihdam eden kişi, kurum kuruluş veya şirketlerin yetkilileri 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu kişilerin silahlı olarak çalıştırılması halinde cezalarının 1 kat artırılır, bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ayrıca bunlara özel güvenlik tedbirleri uygulanır “hükmü uyarınca 01.01.2010 tarihinden itibaren yenileme eğitimini tamamlamamış olan özel güvenlik görevlilerini çalıştırılmalarına müsaade edilmeyeceği yapılan denetimlerde bu hususlara aykırı olarak çalıştırılanlar hakkında işlem yapılacağı bildirilmiş olup davacının herhangi bir mücbir sebep olmaksızın tamamen başka bir işte görevlendirilme beklentisi içinde gereken eğitim ve sağlık raporu almak için başvuruda bulunmaması 4857 sayılı İş Kanununun 25.II-(h) bendinde, belirtilen şekli ile haklı fesih oluşturacak boyutta olmasa bile geçerli feshin nedenlerini oluşturacak nitelikte olduğu açıkça ortadadır. Davacının gerekli eğitime katılmamasının sonuçlarına katlanmak işverenden beklenmemelidir. Bu durumda feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca mahkeme kararı bozularak Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE
3.Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına 4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kesin olarak 26.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.