Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/4832 E. 2012/22704 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4832
KARAR NO : 2012/22704
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Şubat 1983-23/06/2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi, davalılardan … Otobüs İşl. Tur. İnş. Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. vekilince duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının Şubat 1993-23.6.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 1.1.2000-23.6.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı şirkete ait birden çok işyerinin bulunduğu, değişik zamanlarda 506 sayılı yasa kapsamına alındığı ancak davacının tespiti istediği dönem itibariyle yasa kapsamında bulunduğu, 1989-1997 yıllarına ait dönem bordrolarının getirtildiği, hüküm kurulan 2000-2008 yıllarına ait bordroların dosya arasına alınmadığı, davacının davalı işyeri tarafından birkaç kez Kurum’a işe girişinin bildirildiği ancak uyuşmazlık konusu dönemde dava dışı işyerlerinde çalışmaların varlığı nedeniyle kesintili çalışmanın varlığının belirlendiği, ayrıca davacının 27.12.1997 ve 31.5.2002 tarihli iki dilekçe ile isteğe bağlı sigortalı olmak için başvuruda bulunduğu ve 1998/1 dönemden 1.3.1999 tarihine kadar isteğe bağlı sigorta primi yatırdığı, 1999/2,3, dönemlerinde davalı işyerinden sigortalı çalışmanın bildirildiği ancak 1.6.2002 den itibaren yeniden isteğe bağlı sigortalılığın devam ettiği anlaşılmaktadır
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda davacının davalı yanında hizmet akdine dayalı işçi olarak davalı işyerinde çalıştığını beyan ettiği 1998-1.3.1999 ve 1.6.2002 den 30.11.2003 tarihine kadar imzası inkar edilmeyen isteğe bağlı sigortalılık talebini içerir dilekçeleri ile başvurusu sonucu isteğe bağlı sigortalı olan davacının aynı dönemde bir işyerinde hizmet akdine tabi çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle çalışma olgusunun titizlikle incelenmesinin gerektiği, 1997 yılından sonraki dönemlere ait dönem bordrolarının getirtilmediği, dinlenilen tanıkların bu dönem için bordro tanığı olup olmadıklarının tespitinin mümkün olmadığı, ve hizmet sözleşmesine bağlı çalışma olgusunun hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilemediği ve bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği, resen araştırma yapılmasının gerekeceği gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak …, 1997 yılı sonrasına ait dönem bordroları da getirtilerek çalışıldığı iddia olunan tüm dönem bordro tanıklarının tespiti ile beyanlarına başvurmak, davanın kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınarak araştırmanın genişletilip uyuşmazlık döneminde davalı işyerine komşu olan ve çalışması bulunan komşu işyeri işverenleri ve bu işverenler tarafından çalışmaları Kuruma bildirilen kimseler zabıta marifetiyle belirlenip özellikle davacının işçi sıfatıyla ve hizmet akdinin zaman ve bağımlılık unsurlarına göre çalışıp çalışmadığını belirlemek için beyanlarına başvurularak, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ….’ne iadesine 10/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.