YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8877
KARAR NO : 2010/5325
KARAR TARİHİ : 20.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalılar vekili avukat … ve vekil … ‘nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 22.8.2006 tarihli haricen düzenlenen protokol ile davalılardan satın aldığı 2248 parsel numaralı taşınmazı satın almaktan vazgeçtiğini, ödediği satış bedeli olan 700.000.00 TL.nin tahsili için yaptığı takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalılar, davacının önce 2033 parsel numaralı taşınmazı satın aldığını ve tapununda davacı adına devredildiğini, ancak davacının hata yaptığını öne sürerek 2248 parselin kendisine satılmasını istediğini, davacının baskısı sonucu 2248 parseli davacının satın alması karşılığında 2033 parselin tapusunun iptalini kabul ettiklerini ve 2033 parselin tapusununda kabulleri doğrultusunda mahkeme kararı ile iptal edildiğini, 2248 parselin davacı adına tapuda devir edilmesine hazır olduklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, tapu devirlerinin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz ise de, tarafların 22.8.2006 tarihli protokolü kısmen ifa etmeleri nedeniyle protokolün geçerli hale geldiği, davacının kendi edimini yerine getirmeye hazır olduğunu davalılara bildirmediği ve davalıların ifadan kaçındıkları ispat edemediği ve davanın bu nedenle erken açıldığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olmayan 2033 parsel numaralı taşınmazın davalılar tarafından 16.6.2006 tarihinde davacıya satılarak tapusunun da davacıya verildiğini, akabinde davacının aslında 2248 parsel numaralı taşınmazı satın almak istediği, hataen 2033 parselin satışının yapıldığı, 2033 parselin tekrar davalılar adına tescil edileceği ve 2248 parsel numaralı taşınmazın 1.100.000.00 TL bedelle davacıya satılıp daha önce ödenen 700.000.00 TL satış bedelinin mahsup edileceği hususunda 22.8.2006 tarihli adi yazılı protokolün düzenlendiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekirki 2033 parsele yönelik yapılan işlemlerin eldeki dava ile herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Davacı, eldeki davada 2248 parsel numaralı taşınmazın satışı için ödediği 700.000.00 TL.nin tahsilini istemiştir. Taraflar arasında düzenlenen 22.8.2006 tarihli protokol resmi şekilde düzenlenmediği için mahkemenin de kabulünde olduğu üzere geçersiz olup, taraflar için herhangi bir hak ve yükümlülük doğurmaz. Kaldıki sözleşmede asıl hedeflenen 2248 parsel numaralı taşınmazın davacıya tapuda devir edilmesi olup, 2248 parsel davacıyada tapuda devir edilmediği için, protokolün diğer bazı hükümlerinin ifa edilmeside protokolü geçerli hale getirmez. Hal böyle olunca, davacının adına olan 2033 parselin tapu kaydının iptal edilip davalılar adına tescil edildiği de gözetildiğinde, harici sözleşme ile ödediği ihtilafsız olan 700.000.00 TL satış bedelini talebe … bulunduğunun kabulü zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, davacının davalılara ödediği 700.000.00 TL satış bedelini isteyebileceği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.