YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15210
KARAR NO : 2010/5357
KARAR TARİHİ : 20.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıyı yurt dışında bulunduğu sırada işlerini takip etmesi için vekil olarak atadığını,davalının bankalarda bulunan hesaplarından çektiği paralar ile konutunda bulunan paraları alarak vekalet yetkisini kötüye kullanması nedeniyle uğramış olduğu zararın tahsilini istemiş, mahkemece 39.161,62 TL’nin dava tarihi 17.01.2003 tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla isteğin reddine dair verilen kararın kesinleşmesi üzerine, davacının 21.05.2009 tarihli dilekçesi ile faiz başlangıç tarihi yönünden hükmün tavzihini talep etmiştir.
Mahkemece, 16.07.2009 tarihli kararla tavzih talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı (tavzih talep eden) tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı tavzih talebinde, kararın hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “39.161,62 TL’nin dava tarihi 17.01.2003 tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla isteğin reddine” dair hükmün faiz başlangıç tarihini gösterecek şekilde tavzihini talep etmiştir. Davacı dava dilekçesinde dava tarihi itibariyle işleyecek en yüksek banka faizi oranında faiz talep etmiş olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilen kısım yönünden “dava tarihi 17.01.2003 tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine” denilmek suretiyle faiz başlangıç tarihine işaret edilmiş ise de maddi hataya dayalı olarak,işaret edilen bu tarihten itibaren alacağın hangi faiz oranı üzerinden tahsil edileceğinin yazılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece asıl alacağa konu paranın davacı tarafından tahsil edilip edilmediği araştırılarak, tahsil edilmediğinin tespiti
halinde davacının tavzih talebinin kabul edilmesi, alacak tahsil edilmişse şimdiki gibi karar verilmesi gereken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan tavzih talebinin reddine ilişkin kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.