YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22357
KARAR NO : 2013/9169
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ücreti, yemek bedeli ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı Botaş Boru Hatları İle Petrol Taşıma A. Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya İncelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, asıl işveren olan davalı BOTAŞ Genel Müdürülüğüne ait işyerinde altı işveren olan diğer davalı şirkete bağlı olarak 01.06.2005-21.01.2007 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı … İnş. Tic. San. Ltd. Şti. vekili, BOTAŞ Genel Müdürülüğüne ait Erzurum İrtibat bürosunda kamulaştırma uzmanı olarak çalışan davacının Botaş Genel Müdürlüğü’ne ait asıl işte görev yapmış olması nedeni ile müvekkili aleyhine açılan davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının 21.01.2007 tarihinden sonra işe devam etmemesi nedeni ile iş sözleşmesinin haklı nedene dayalı feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını ve dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı BOTAŞ Genel Müdürlüğü vekili Azerbeycan-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı Faz 1 ve Faz 2 kısmının yapım işinin anahtar teslimi olarak diğer firmaya verilmesi nedeni ile müvekkilinin ihale makamı olduğunu, diğer davalı ile müvekkili arasında asıl – alt işverenlik ilişkisi bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacın BOTAŞ Genel Müdürlüğü’ne ait işyerinde kamulaştırma uzmanı olarak çalıştığı, kamulaştırma işinin BOTAŞ Genel Müdürlüğü’nün asıl işi olması nedeni ile davacının iş sözleşmesinin başlangıcından itibaren BOTAŞ Genel Müdürlüğü işçisi olduğu gerekçesi ile davalı … İnş. Tic. San. Ltd. Şti aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddine, davalı BOTAŞ aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı Davalı BOTAŞ Genel Müdürlüğü temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve bunun işçilik haklarına etkileri noktasında toplanmaktadır.
Alt işveren; bir işyerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde veya yardımcı işlerde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren alanlarda iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini, sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlamalara göre asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir.
Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde yasa koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır. Yasanın 2 nci maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır. Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 11 inci maddesinde de yukarıdaki anlatımlara paralel biçimde, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
İşverenler arasında muvazaalı biçimde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmasının önüne geçilmek amacıyla İş Kanununun 2 nci maddesinde bazı muvazaa kriterlerine yer verilmiştir. Muvazaa Borçlar Kanununda düzenlenmiş olup, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla, kendi gerçek iradelerine uymayan, aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmesini arzu etmedikleri, görünüşte bir anlaşma olarak tanımlanabilir. Muvazaada, taraflar arasında üçüncü kişileri aldatma kastı bulunmakta ve sözleşmedeki gerçek amaç gizlenmektedir. Muvazaa genel ispat kuralları ile ispat edilebilir. Bundan başka İş Kanununun 2 nci maddesinin yedinci fıkrasında sözü edilen hususların, aksi kanıtlanabilen adi kanunî karineler olduğu kabul edilmelidir.
Somut olayda, davalılar arasında imzalanan ihale sözleşmesi ile Azerbeycan-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı Faz 1 ve Faz 2 kısmının yapım işinin, davalı Botaş Genel Müdürülüğü tarafından diğer davalı şirkete bırakıldığı anlaşılmaktadır. Davalılar arasındaki ilişki muvazaalı olmadığından geçerli bir asıl-alt işverenlik ilişkisinin varlığı kabul edilmelidir. Davacının hak kazandığı işçilik alacaklarından davalıların müteselsilen sorumlu olduklarının dikkate alınmaması ve davalı … İnş. Tic. San. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi isabetsizdir.
3- Davacı işçinin fazla çalışma ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, yıllık ikiyüzyetmiş saatle sınırlı olarak sözkonusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmenin 10 maddesinde “ teknik personelin işin mahiyeti itibari ile yapacağı fazla çalışmaların ücreti kendisine aylık ücret dahil olmak üzere ödenmiş sayılır “ yönünde düzenleme bulunmaktadır. Davacının fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğunun dikkate alınmaması isabetsiz olup bu husus ayrı bir bozma sebebi olarak kabul edilmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.