YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16361
KARAR NO : 2010/1445
KARAR TARİHİ : 09.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, … ticaret merkezinde merdiven ve kat korkuluklarının şeffaf malzemeden yapılmış olduğunu Müvekkilleri … ve …’in müşterek çocukları olan Sude’nin, bu … merkezinde bulunan merdivenlerden yukarı çıktıkları sırada korkulukların bulunmadığı kısmın fark edilemediğini, merdiven korkuluklarının bulunmaması nedeniyle düşerek yaralandığını, kafatası kemiğinde çökmeler olduğunu, yoğun bakımda tedavi gördüğünü, bu yerin … ticaret merkezi yönetiminin idaresinde ve yöneticisinin Erman Türkoğlu olduğunu, merdivenlerin korkuluğunun bulunmadığına ilişkin … merkezinde herhangi bir uyarı ve önlemin alınmadığını, davalıların kusuru neticesinde bu olayın meydana geldiğini bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 500 YTL maddi tazminat ile 20.000 YTL manevi tazminatın olay tarihi olan 13.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davalılar yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde hukuki tanımlanmıştır.
Bir işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Bu durumda mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı tarafından temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 9.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.