Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/6906 E. 2012/25002 K. 27.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6906
KARAR NO : 2012/25002
KARAR TARİHİ : 27.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, … kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, zaman aşımı nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava 19.05.1998 tarihinde meydana gelen … kazası sonucu % 16,2 oranında sürekli … göremezliğe uğrayan davacının süerekli … göremezlik derecesinin artarak % 37 oranına yükselmesi nedeniyle davacının manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… kazasına uğrayan işçinin maluliyet oranının SSK … Sigorta Müdürlüğünün 07.06.2000 tarihli yazısına göre % 16,2 olduğu, yine SGK Başkanlığının 25.06.2009 tarihli yazısına göre SSK … Hastanesi 29.04.2002 tarihli Sağlık Kurulu Raporuna istinaden davacının maluliyet oranının artma göstererk 25.04.2002 tarihinden itibaren % 37’ye yükseldiği, yardıma muhtaç olmadığı ve kontrol gerekmediği anlaşılmaktadır.
Davacının 19.05.1998 tarihinde … kazası geçirdiği ve maluliyetinin artarak halen devam ettiği, 21.05.1999 ve 27.03.2001 tarihlerinde … 1. … Mahkemesinin 1999/473 E sayılı dava dosyaları ile işveren aleyhine fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 22.500 TL maddi tazminat isteminde bulunduğu yapılan yargılama sonucunda davacının % 16.2 oranında maluliyeti kabul edilerek davacının maluliyete bağlı karşılanmamış maddi kaybının 21.826,84 TL olduğu tespit edilerek 21.826,84 TL maddi tazminatın olay tarihi 19.05.1998 olmasına rağmen taleple bağlı kalınarak 04.08.1998 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, … bu karar davalı tarafın temyizden feragat etmesi, davacı tarafın da temyiz etmemesi üzerine kesinleşmiştir. Yine davacının 20.03.2008 tarihinde … 7. … Mahkemesinin 2008/162 E sayılı dava dosyası ile maluliyet oranının % 16,2 den % 37’ye yükselmesi nedeniyle fazlaya ait talep hakkı saklı tutarak 15.000 TL maddi tazminat isteminde bulunduğu, talebini ıslah dilekçesiyle 27.889 tl olarak artırdığı, yapılan yargılama sonucunda 27.889 TL maddi tazminatın maluliyet oranının artış gösterdiği 25.04.2002 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiği, kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilerek Dairemizin 24.2.2011 gün ve
2010/893 E, 2011/1650 K sayılı kararı ile onanmıştır. Davacı eldeki bu dava ile maluliyet oranındaki artış nedeniyle manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemektedir. Uyuşmazlık bu tür davalarda B.K.’nun 125. maddesi gereğince uygulanmakta olan 10 yıllık zaman aşımı süresinin hangi tarihte başlatılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere, zamanaşımı failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılmalıdır. Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olması demektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zarar, ancak bakım ve tedavi sonucunda düzenlenen hekim raporuyla belirli bir açıklığa kavuşur. Bedensel zararın gelişim gösterdiği durumlarda zamanaşımına başlangıç olarak hastalık seyrinin yani gelişimin tamamlandığı tarihin esas alınması gerekir. Somut olayda değişen ve gelişen bir durum söz konusu olup davacının maluliyet oranının gelişen durumla birlikte artma göstererk 25.04.2002 tarihinden itibaren % 37’ye yükseldiği ortadadır.
Hal böyle olunca, Bedensel zararın gelişim, gösterdiği durumlarda zamanaşımına başlangıç olarak hastalık seyrinin yani gelişimin tamamlandığı tarihin esas alınması gerekir. Zaman aşımı başlangıcının bu durumda sürekli … göremezlik oranının artma göstererek % 16,2 den % 37’ye yükseldiği 25.04.2002 tarihi olarak kabulü gerektiğinden davanın açılış tarihi itibariyle BK 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık zaman aşımı dolmadığından davanın esasına girilmesi gerekirken aksine düşüncelerle zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.