YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3345
KARAR NO : 2010/5963
KARAR TARİHİ : 02.11.2010
Davacı … ile davalılar 1-… Mirasçıları a-…, b-…, c-…, 2-…, 3-…, 4-…, 5-…, Birleşen 2004/426 Esas sayılı davada davacı … ile davalılar 1-…, 2-…, 3-…, 4-… arasındaki davadan dolayı Karacabey Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 09.10.2008 gün ve 2003/510-2008/471 sayılı hükmü bozan Dairemizin 28.01.2010 gün ve 2009/661-2010/334 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava ve birleşen dava tapu iptâli tescil, mümkün olmadığı takdirde dairenin rayiç bedelinin tahsili istemleriyle açılmış, mahkemece tescil ve rayiç bedelin tahsili istemlerinin reddine, davacı tarafından ödendiği belirlenen 430,00 TL’nin denkleştirici adalet ilkesi gereği ulaştığı miktarın davalı … mirasçılarından tahsiline karar verilmiş, birleşen dava hakkında herhangi bir hüküm kurulmamış, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 28.01.2010 gün 2009/661 E. 2010/334 K. sayılı ilâmı ile davacı tarafından ödendiği anlaşılan 920,00 TL’nin denkleştirici adalet kuralına göre dava tarihi itibariyle ulaştığı değer olan 12.337,36 TL’nin tahsilinin gerekli olduğu gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, Dairemizin bozma ilâmına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1-Dosyada bulunan 15.07.1994 tarihli sözleşme adî yazılı olarak yapılmışsa da, yüklenicilere yapılan tapu devirleri nedeniyle tarafları bağlayıcı nitelik kazanmıştır. Sözleşmeye göre davacıya 13 numaralı bağımsız bölümün verilmesi kararlaştırılmıştır. Davacıya verilmesi kararlaştırılan 13 numaralı bağımsız bölüm 22.09.1998 tarihinde diğer arsa sahiplerine vekâleten kendisine asaleten … tarafından dava dışı …’e tapuda satılmıştır. Davacı bu davada ve birleşen davada 13 bağımsız bölüm numaralı dairenin adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde rayiç bedelinin tahsilini istemiştir. Dava tarihi itibariyle 13 numaralı bağımsız bölüm tapuda dava dışı 3. kişiye satılmış olduğundan ve bu kişi hakkında dava açılmadığından, davacının tescil isteminin reddinde isabetsizlik görülmemiştir. Ancak davacı tapu iptâli tescil isteminin kabul edilmemesi halinde dairenin rayiç bedelinin tahsili isteminde de bulunmuştur. Davacıya ait olduğu ihtilâfsız olan 13 numaralı bağımsız bölüm 22.09.1998 tarihinde dava dışı …’e satılmakla davacının bu daireye sahip olma imkânı ortadan kalkmıştır. Bu durumda davacının dairenin satıldığı 22.09.1998 tarihindeki rayiç bedelini isteme hakkı bulunmaktadır. Mahkemece bu durum gözden kaçırılarak, davacı tarafından ödenen paranın dava tarihi itibariyle ulaştığı miktarın tahsiline karar verilmesi ve Dairemizce de mahkeme kararının davacının ödediği miktarın daha fazla olduğu ve ulaştığı miktarın tahsili gerekçesi ile bozulması doğru olmamıştır.
2-Mahkemece açılan tüm davalar hakkında hüküm kurulması zorunludur. Bu konu kamu düzenine ilişkin olduğundan re’sen dikkate alınır. Somut olayda mahkemece asıl dava hakkında hüküm kurulmuşsa da, birleştirilmesine karar verilen Karacabey Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/426 Esas sayılı dosyası hakkında herhangi bir hüküm kurulmaması da hatalı olmuştur.
Davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin bu nedenlerle kabulü gerekmiştir.
Yapılacak iş; dava konusu 13 numaralı dairenin 22.09.1998 tarihindeki rayiç bedeli konusunda bilirkişiden ek rapor alınmasından, sonucuna göre değerlendirme yapılıp asıl dava ve birleşen dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmasından ibarettir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 28.01.2010 gün 2009/661 E.-2010/334 K. sayılı bozma ilâmının ortadan kaldırılmasına, mahkeme kararının 1 ve 2. bentler uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcı ile ödediği karar düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya geri verilmesine, 02.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.