YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/106
KARAR NO : 2012/19835
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 3400010731127 sigorta sicil numarası ile geçen çalışmalarının kendisi ile aynı sigorta numarasında başka bir şahsın çalışmalarıyla karıştığından kendi hizmetlerinin … oğlu 1963 doğumlu … Köyü nüfusuna kayıtlı … T.C. numaralı …’a ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 3400010731127 sigorta sicil numarası ile 13/06/1976-31/03/2009 yılları arasında muhtelif işyerlerindeki çalışmalarının kendisi ile aynı sigorta numarası olan ve aynı adı taşıyan başka bir şahsın çalışmalarıyla karıştığından kendi hizmetlerinin … oğlu 1963 doğumlu … köyü nüfusuna kayıtlı ve … TC numaralı şahsına ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, 3400010731127 sigorta sicil dosyasında 206323.34, 22118.26, 25394.42, 13646.43, 268541.34, 15081.43, 125337.35, 17774.43, 142404.35, 298411.34, 10926.50, 361766.34, 2561.49, 558797.34, 588844.34, 1049398.34, 1006375.60, 1090760.06, 18828.63, 1146462.34, 1011696.60, 1014895.60, sicil sayılı işyerlerinden 13/06/1976 – 31/08/2009 tarihleri arasında Kuruma bildirilen toplam 3022 gün sigortalı hizmetin 03/03/1963 d.lu, … oğlu, … TC nolu, ve 3400010731127 sigorta sicil numaralı …’a ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Bu tür aidiyet davaları kamu düzeni ile ilgili olduğundan çalışmaların başka bir sigortalıya ait olup olmadığı noktasında titizlikle inceleme yapılması ve toplanan delilerle hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde hizmetin gerçekte kime ait olduğunun saptanması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.09.2007 gün ve 2007/21-600 E, 2007/604 K. sayılı kararı da aynı yöndedir
Dosyadaki belgeler incelendiğinde mahkemenin eksik araştırma ile hüküm kurduğu açıkca ortadadır.Şöyleki;davacı ve davalının hizmetlerinin tamamı karışmıştır.O halde mahkemece tüm hizmetlere ilişkin olarak SGK’dan dönem bordroları celpedilmeli, taraflar ayrı ayrı dinlenerek hangi hizmetlerin kendilerine ait olduğu saptanarak öncelikle uyuşmazlık konusu dönemler net biçimde açığa çıkartılmalı,nizalı dönemlere ilişkin hizmetlerin geçtiği işyerlerindeki taraflarla ilgili belgeler getirtilerek,bu dönemdeki bordroda ismi geçenlerin tanıklığına başvurarak aidiyetinin tespiti istenilen çalışmaların kime ait olduğu yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak bir biçimde belirlenmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.