Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/9379 E. 2010/1487 K. 10.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9379
KARAR NO : 2010/1487
KARAR TARİHİ : 10.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan her iki tarafın bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 47.11 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, 1.55 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 10.2.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ
Davacı … Köyündeki 2114 nolu parseli davalıdan satın aldığını, ancak, daha sonra dava dışı orman idaresinin açtığı dava sonunda ve taşınmazın evveliyatının orman olduğu gerekçesi ile tapunun bir kısmının iptal edildiğini ileri sürerek, taşınmazın rayiç değerinin tespiti ile şimdilik, 10.000 TL’ nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kusuru bulunmadığını, ancak ödediği bedeli geri isteyebileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Diğer davalı, husumet yönünden davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının zapta karşı tekeffül hükümlerine göre davacı zararından sorumlu olduğu, ancak, satış bedelinin denkleştirilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satılan taşınmazın üstün hakka dayalı olarak dava dışı orman idaresi tarafından zaptedilmesi nedeni ile tazminata ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı zararının hangi usul ve ilkelere göre belirleneceği hususunda toplanmaktadır.
Davacıya satılan taşınmaza ait tapu kaydının davalı Belediye adına iken davacıya ihale yolu ile satılıp mülkiyetinin geçerli şekilde devir edildiği, ne var ki, daha sonra orman idaresinin açtığı dava sonunda taşınmazların evveliyatının orman olduğu gerekçesi ile tapuların iptal edildiği açık ve belirgindir. Davacı zararının taşınmazın rayiç değeri kadar olduğunu iddia ettiğine göre, davalının sorumluluğunu gerektiren nedenler ve hukuki sebepler üzerinde önemle durmak gerekir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, BK’nun 189. maddesinde; satıcının, satılan şeyin bir üçüncü şahıs tarafından satım akdi zamanında mevcut bir hak sebebi ile tamamen veya kısmen zaptedilmesinden alıcıya karşı mes’ul ve zamin olacağı açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu hükme göre ayıp ister subjektif bir haktan, ister objektif bir hukuk kaidesinden doğsun, satıcı, devrin1i kabul ve taahhüt ettiği hakkın kendi malvarlığında mevcut olduğu yönünü de zamindir. Bu nedenle, devredilen hak, herhangi bir sebepten, devri taahhüt edilen hakka uygunluk göstermiyorsa, satıcı sorumludur. Bu halde sorumluluğun kapsamı alıcının zapt nedeni ile uğradığı gerçek zarar kadardır. Devir resmi şekilde ve geçerli bir şekilde gerçekleştirilmiştir. O halde, geçersiz satışlarda uygulanan denkleştirici adalet ilkelerinin olayda uygulanma olanağı yoktur.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davalı zapta karşı tekeffül hükümlerine göre rayiç değerden sorumlu olup, mahkemece davalının, taşınmazın zaptedilen kısmının rayiç değerinden sorumlu tutulması ve dolayıyla aksi düşünce ile verilen hükmün bozulması gerekir.
Öte yandan, taşınmaz satışlarında tapuda gösterilen bedelin gerçeği yansıtmadığı bilinen bir gerçek olup, bu husus Dairemizin birçok kararında da kabul edilmiştir. Davacı gerçek satış bedelinin 120.000 DM olduğunu ileri sürüp bu hususta banka kayıtlarına dayandığına göre, mahkemece, davacının bu delillerinin getirtilmesi ve değerlendirilmesi, aksi bir sonuca varılsa bile, davacının yemin deliline dayandığı gözetilerek, davacıya yemin hakkı hatırlatılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu hususların da gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.Bu nedenlerle sayın çoğunluk kararına katılamıyoruz.