YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4620
KARAR NO : 2010/2797
KARAR TARİHİ : 12.05.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi uyarınca süresinde tamamlanamayan bağımsız bölümlerin kira kaybının tazmini istemiyle açılmıştır. Davalı, dairelerin teslim edildiğini, bir kısmını davacının kendisinin kullandığını, üçüncü kişilere de devirleri olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasında düzenleme şeklinde imzalanan 10.09.1996 tarihli sözleşmede, binanın temel üstü ruhsatının alımından itibaren 36 ayda tamamlanması, 2 nolu dükkan ile 10-11-12 nolu üç adet meskenin davacıya teslim edilmesi kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından önceden açılan davada alınan bilirkişi raporunda, temel üstü ruhsatı bulunamamış ise de davacı beyanına göre 15.01.1997 tarihinde alındığı belirtildiğinden bu tarihe 36 aylık yapım süresi eklendiğinde 15.01.2000 tarihinde tamamlanması gerektiği halde halen tamamlanmadığı belirtilerek davanın açıldığı 09.07.2001 tarihine kadar geçen süre için kira kaybı hesaplanmış, mahkemece de rapor esas alınarak verilen karar taraflarınca temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Eldeki davada yapılan bilirkişi incelenmesinde, binanın tasdikli projeye göre büyütülmüş olduğu, iki normal kat ve dubleks katın projeye aykırı olup fazladan yapıldığı belirtilerek sözleşmede teslimi taahhüt edilen 4 bağımsız bölüm için kira kaybı hesaplanmıştır. Oysa projeye aykırı yapılan (kaçak) bağımsız bölümlerin ekonomik değeri bulunmadığından geç tesliminden bahisle kira kaybı istenemez. Bu yerlerin ancak yıkılarak ortadan kaldırılması istenebilir. Mahkemece yasal olan bağımsız bölümler için (projeye uygun) kira kaybına hükmedilmesi gerekirken proje dışı yapılan bağımsız bölümler için de kira kaybını hesaplayan bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak hüküm kurması doğru olmadığı gibi, bir kısım bağımsız bölümlerin davacı tarafından üçüncü kişilere satışı yapıldığı iddia edildiğinden davacının ancak satış tarihlerine kadar kira kaybı isteyebileceği gözetilmeden kira alacağının tamamının kabulü de doğru olmamıştır. O halde mahkemece yapılması gereken iş, yasal olarak davacıya verilmesi gereken bağımsız bölümlerin kira kaybının bilirkişiden ek rapor alınarak hesaplattırılması, bunlardan satışı yapılan var ise satış tarihine kadar kira kaybı saptanıp sonucuna göre hükme varılmasından ibarettir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
3-Davacı temyizine gelince;
Davada faiz istemi yer almamış, 15.02.2007 tarihli ıslah dilekçesiyle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi istenilmiştir. Davalı, savunmanın genişletildiğini bahisle ıslah dilekçesine itiraz etmediğinden, davacının faiz istemi kabul edilerek dava tarihinden faize hüküm kurulması gerekirken bu hususta olumlu olumsuz karar verilmemiş olması da bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, kararın 2. bent uyarınca davalı, 3. bent gereğince davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 12.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.