Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/5463 E. 2013/7839 K. 05.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5463
KARAR NO : 2013/7839
KARAR TARİHİ : 05.07.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında Kızılca Köyü çalışma alanında bulunan 119 ada 3, 128 ada 131 parsel sayılı 872.92, 15232.16 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 128 ada 131 sayılı parsel mera tahrir kaydı ve öncesinin mera olarak kullanılması nedeniyle mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmış, 119 ada 3 sayılı parsel ise beyanlar hanesine …’ın kullanımında bulunduğu şerhi verilerek köy orta malı niteliğinde vergi kaydı ile köye ait olması nedeniyle … yeri vasfıyla …. Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişme konusu 119 ada 3 ve 128 ada 131 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece dava konusu 119 ada 3 sayılı parselin taşınmazın tespitte uygulanan tahrir kaydının kapsamında kaldığı ve zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Taşınmaz 1937 tarih ve 349 numaralı tahrir kaydı uygulanarak ve işgal ile bahçe haline getirildiği, öncesi “… yeri” olması nedeniyle zilyetlikle iktisap edilemeyeceği kabul edilerek köy adına tespit edilmiştir. Köye ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köylerden dinlenmesi gerekirken bu yönün göz ardı edilerek aynı yerel bilirkişi ve tanıkların aynı köyden dinlenmiş olması, ayrıca uygulamada tüm komşu parsellerin tutanakları ve dayanaklarından yararlanılarak taşınmaz yönünü ne olarak okudukları değerlendirilmemiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. O halde, doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaza komşu tüm parsellerin tutanakları ve dayanağı kayıtlar ile hükmen kesinleşenlerin dava dosyaları getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra taşınmaz başında komşu köylerde ikamet eden, taraflarla husumeti bulunmayan, taşınmazı iyi bilen yaşlı kişilerden seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, fen ve ziraat bilirkişisi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişiler, tanıklar ve tespit bilirkişilerinden taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın … yeri vasfında olup olmadığı hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile dava dosyaları değerlendirilmeli, beyanlar arasında çelişki doğduğunda yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, ziraat bilirkişisinden taşınmazın niteliği, eğimi, toprak yapısı komşu parsellere göre gösterdiği özellikler hususlarında bilimsel verilere dayalı, fen bilirkişisinden de keşif takibe imkan verir, tespitte taşınmaza uygulanan tahrir kaydı ile komşu parsel kayıtlarının uygulamasını gösterir ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmazın öncesinin ne olduğu kesin olarak saptanmalı, tespite aykırı sonuca ulaşıldığında tespit bilirkişileri de tanık sıfatı ile dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan 119 ada 3 sayılı parsele ilişkin hükmün BOZULMASINA,
2- Davacı tarafından 128 ada 131 sayılı parselin krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1339.15 metrekerelik bölümü hakkındaki temyizine gelince; Davacı mera niteliği ile tespit edilen 128 ada 131 parsel sayılı taşınmazın krokisinde (A) ile gösterilen bölümünün mera olmadığını ileri sürerek adına tescili istemi ile dava açmıştır. Meralara ilişkin uyuşmazlıklarda tüm köylülerin menfaati bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köyden dinlenmesi zorunlu bulunduğu halde mahkemece aynı köyden seçilen yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları ile yetinilerek, tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip taşınmaz yönünü ne olarak okudukları denetlenmeden, taşınmazın etrafındaki hükmen şahıslar adına tescil edilmiş olan komşu parsellerin dava dosyaları getirtilerek incelenmeden, taşınmazın mera olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, açıklanan nedenlerle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaza komşu tüm parsellerin tutanakları ve dayanakları ile hükmen kesinleşen komşu parsellerin özellikle dava edilen yere sınır bulunan 128 ada 128, 129 ve 130 sayılı parsellere ilişkin dava dosyaları getirtilmeli, bundan sonra taşınmaz başında komşu köylerde ikamet eden, taşınmazı iyi bilen, yaşlı ve tarafsız şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişiler, fen ve ziraat bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişiler, tanıklar ve tespit bilirkişilerinden dava edilen taşınmazın öncesinin ne olduğu, kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, komşu parsellerin dayanağı kayıtlar uygulanarak taşınmazı ne olarak okudukları değerlendirilmeli, meraya ve dava edilen taşınmaza sınır bulunan ve hükmen şahıslar adına tescil edilen 128 ada 128, 129 ve 130 sayılı parsellerin dava dosyalarındaki belge ve bilgilerden yararlanılmalı, ziraat bilirkişisinden taşınmazın talep edilen (A) bölümü ile kalan bölümünün aynı özellikte olup olmadığı, arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, şahıslar adına kesinleşen parseller ile toprak yapısı mukayese edilerek gösterdiği özellikler, niteliği ve toprak yapısı hakkında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı; fen bilirkişisinden ise keşfi takibe imkan verir ve taşınmaza uygulanan tahrir kaydı ile komşu parsellerin dayanağı vergi kayıtlarının uygulamasını gösterir rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve taşınmazın öncesinin kamu orta malı niteliğinde kadim mera olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.