Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/12262 E. 2010/2249 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12262
KARAR NO : 2010/2249
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurumun 23052 abone nolu sulama abonesi olduğunu, davalı kurum görevlilerince 02.12.2004 tarihinde yapılan kontrolde 18.07.2004-15.10.2004 tarihleri arasında bu aboneliğe ait tarlanın sulanmasında kullanılan sayacın mühürlerinin söküldüğünden bahisle D 24219 nolu kaçak tutanağı düzenlediklerini, söz konusu sayacın mührünün kimin tarafından söküldüğünü bilmediğini, ancak kendisinin kaçak elektrik kullanmadığını, bu kontrol öncesinde de sayacın uzun süredir hiç okunmadığını,sayacın üzerinde okunan 35.000 KW endeksin doğru olduğunu, Yavuzeli A.H.M 2005/3 D…. sayılı dosyasında yapılan tespitte, belirtilen dönemde azami elektrik enerjisi sarfiyatının 11.230,2 KW ve kullanım bedelinin 1.294,28 TL hesaplandığını, kendisinin 21.05.2007 tarihinde cebri icra ve ceza davası açılacağı baskısı ile bir taksitlendirme sözleşmesi imzaladığını,bu sözleşmeye göre peşinat olarak 2.559,94 TL ödediğini kalan kısmın taksitlendirildiğini, bu nedenlerle ödenen 2.559,94 YTL ile ödenecek 5.051,54 YTL paranın borçlu olduğu iddia edilen 23.725,48 YTL’den mahsubu ile bakiye 16.150 YTL borçlu olmadığının tespitine, dava sırasında yapılacak fazla ödemenin istirdadına ve kaçak cezasının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile,davacının davalı kuruma 22.02.2005 tarih ve 361 nolu kaçak faturasından dolayı 22.420,62 TL borçlu olmadığının tespitine, fazla ödenen 1.255.08 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesinde kaçak elektrik faturası nedeniyle davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen fatura bedeline ilişkin olarak davalı ile taksitlendirme sözleşmesi yaptığını bu sözleşme gereğince peşinat olarak 2.559,94 TL ödediğini kalan kısmın taksitlendirildiğini, bu nedenlerle ödenen 2.559,94 YTL ile ödenecek 5.051,54 YTL paranın borçlu olduğu iddia edilen 23.725,48 YTL’den mahsubu ile bakiye 16.150 YTL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Bu talep kendisini ve mahkemeyi bağlar. HUMK’nın 74. maddesi uyarınca hakim taleple bağlı olup talepten fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Davacı taraf kendisini 16.150 TL ile sınırladığı ve bağladığı için bilirkişi raporunda belirlenen ve talebi aşan miktar yönünden davanın kabulüne karar verilemez. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek ve talebi aşacak şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup,bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının tüm,davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.