Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/10010 E. 2010/17323 K. 20.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10010
KARAR NO : 2010/17323
KARAR TARİHİ : 20.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, Davaya konu 6554 nolu parselde bulunan 21 nolu bağımsız bölümü davalı …’a sattığını,davalı ile 12.12.2006 tanzim tarihli satış protokolü düzenleyerek, satış bedelinden bakiye kalan 40.000,00TL’nin, davaya konu dairenin davalı … tarafından satıldığı zaman ödenmesinin karalaştırıldığını, diğer davalı …’ın da bu satış bedeli bakiye borcuna kefil olduğunu, aradan 3 yıllık bir zaman geçmesine rağmen davalının borcunu ödemediğini , bu borcun tahsili için …3.İcra Müdürlüğünün 2009/24421 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını , davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu,haksız itirazın iptali ile % 40’tan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı …,davaya konu yeri ekonomik kriz nedeniyle satamadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalı …,sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, taşınmazın halen satılamadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece Taraflar arasındaki borç ilişkisinin şarta bağlı olarak kurulduğu ve şartın gerçekleşmemesi sebebiyle akdin ifasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı …’e yapılan taşınmaz satışı nedeniyle bakiye 40.000 TL satış bedelinin aradan üç yıl geçmesine rağmen ödenmediğini ileri sürmüş,davalılar ise 2010/10010-17323
12.12.2006 tarihli protokol ile bakiye satış bedelinin ödenmesinin taşınmazın satışı şartına bağlandığını ve bu şartın gerçekleşmemesi nedeniyle ödenmediğini savunmuşlardır. Taraflar arasında düzenlenen satış protokolü başlıklı sözleşme ile satış bedeli bakiyesi olan 40.000 TL’nin taşınmazın satıldığı zaman ödenmesinin kararlaştırıldığı taraflarında kabulünde olup, her ne kadar sözleşme ile bakiye bedelin ödenmesi taşınmazın satışı şartına bağlı kılınmış ise de,sözleşmede bu satış için davacının ne kadar süre beklemesi gerektiği konusunda bir açıklık bulunmadığı gibi, söz konusu anlaşma tarihinden, icra takip tarihine kadar yaklaşık üç yıla yakın bir sürenin geçmiş olması karşısında , davacının taşınmazın satışı için makul bir süre beklemiş olduğunun kabulü gerekir. O halde davacı satış bedelini talep etmekte haklı olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.