YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6790
KARAR NO : 2013/9271
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, Muğla şubesi müteşebbis heyetinin genel kurul yapılmasına ilişkin aldığı kararın öncelikle ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, sonrasında ise kararın iptal edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
I-Asıl Dava:
Davacı vekili, davacının İzmir şubesi üyesi olduğunu, genel yönetim kurulunca Muğla şubesi müteşebbis heyeti üyesi tayin edildiğini, müteşebbis heyetin yokluğunda verdiği kararla 25/06/2011 tarihinde genel kurula gidilmesine karar verildiğini, Muğla’da şube açılmasına ve bu şubeye İzmir şubesi işyerlerinin bağlanmasına ilişkin olarak Ankara 17. İş Mahkemesinde görülmekte olan iptal davası bulunduğunu, bu davanın sonucunun ise açılan davayı etkileyeceğini, zira ret kararı verilmesi halinde de yaklaşık 2000 kişinin Muğla şubesine dahil olacağını, bu halde üyelikleri dahi tartışmalı olan 71 kişi ile seçime gidilmiş olacağını, 2000 kişinin iradesinin dikkate alınmamış olacağını, dava konusu kararın ise bu davayı etkisiz bırakmaya yönelik olduğunu, üye sayısının 1000’in altında olması nedeniyle tüzüğün 35. maddesine göre Muğla’da şube kurulmasının mümkün olmadığını, genel kurula katılan 71 üyenin üyelik durumlarının da tartışmalı olduğunu, örneğin Zeki Aydın isimli üyenin kasap dükkanı sahibi ve işveren olduğunu, davacının ise İzmir şubesi işyerlerinin Muğla şubesine bağlanmasına ilişkin kararın tedbiren durdurulması nedeniyle aday olamadığını, genel kurul yapılması halinde bu genel kurulun iptalinin gerekeceğini, bunun ise emek ve para kaybı olacağını iddia ederek Muğla şubesi müteşebbis heyetinin genel kurul yapılmasına ilişkin aldığı kararın öncelikle ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, sonrasında ise kararın iptal edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-Birleşen Dava:
Davacılar vekili; davacı …’in Muğla şubesi müteşebbis heyeti üyesi, diğer davacıların ise Muğla’da çalışan davalı sendika üyeleri olduklarını, Muğla’da şube açılmasına ve bu şubeye İzmir şubesi işyerlerinin bağlanmasına ilişkin olarak Ankara 17. İş Mahkemesinde görülmekte olan iptal davası bulunduğunu, bu davanın sonucunun ise açılan davayı etkileyeceğini, sonucunun beklenesi gerektiğini, üye sayısının 1000’in altında olması nedeniyle tüzüğün 35. maddesine göre Muğla’da şube kurulmasının mümkün olmadığını, 25/06/2011 tarihinde yapılan şube genel kurulunda sendika üyesi olamayacak kişilerin oy kullanıp şube zorunlu organlarına seçildiğini, bu durumun ise başlı başına genel kurulun iptalini gerektirdiğini, örneğin ….. isimli kişinin çalışan olmadığını, ….. isimli kişilerin ise davalı sendikanın kurulu bulunduğu iş kolunda çalışmadıklarını, başkan adayı olan…’ın ise İzmir Migros A.Ş’deki işyerinde ayrılarak Muğla şubesinde işe alındığını, kişiye özgü şube açıldığını iddia ederek 25/06/2011 tarihli şube genel kurulunun bütün sonuçlarıyla birlikte iptaline, Muğla ilinde şube kurulmasına ilişkin kararın iptali ile ilgili dava sonuçlandıktan sonra usulüne uygun şube genel kurulunun yapılabilmesi için şubeye kayyum tayinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili hem asıl dava hem de birleşen davaya karşı cevaplarında özetle; öncelikle davada Ankara İş Mahkemesinin yetkili olduğunu, aynı konuda açılan iki davanın birleştirilmesi gerektiğini, Muğla ilinde şube kurulmasına engel olacak bir tedbir kararı bulunmadığını, genel kurul kararıyla Muğla şubesinin açıldığını, şubenin kuruluşuna ilişkin işlemlerin yapılması için genel kurulca genel yönetim kuruluna yetki verildiğini, şube açılışının tüzüğe uygun olduğunu, yasal şubenin ilk genel kurulunun yapılabilmesi için genel yönetim kurulunun müteşebbis heyet tayin ettiğini, şubenin ilk genel kurulunun yapılmasının yasal zorunluluk olduğunu, şahsın hukukuna ilişkin kararlar Ankara 17. İş Mahkemesinin 2010/1035 esas sayılı dosyasının beklenmesine gerek olmadığını, davacıların üyeliklere ilişkin iddialarının yerinde olmadığını, sadece Mustafa Turgut’un fiilen çalışmasına rağmen kayden çalışıyor gözükmediğini, bunun fark edilmesi üzerine de söz konusu kişinin istifa ettiğini, bunun da genel kurul sonuçlarını etkiler nitelikte olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar dayanılarak, davalı sendikanın tüzüğünde şube açma veya yönetim kuruluna yetki verme, şubeleri birleştirme ve kapatma ile ilgili düzenleme bulunduğu, yönetim kurulu kararları arasında şube açmak, birleştirmek ve kapatmak hükmünün yer aldığı, buna ilişkin olarak 2011/390 esas sayılı dosyamızda ve bu dosya ile birleşen dosyadaki dava konuları değerlendirildiğinde yine sendika yönetim kurulunca İzmir 2 nolu şubenin açılmasına karar verildiği, yine İstanbul 5 nolu şubenin açılmasına karar verildiği, sendika yönetiminin olağan genel kurul tarafından yönetime verilen yetkiye dayanarak bu hususların alındığı, alınan kararların usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davalar, davalı sendikanın Muğla Şubesi müteşebbis heyetinin genel kurula gitme kararı ile yapılan genel kurulun iptali ve Muğla şubesine kayyum tayinine ilişkindir.
Ankara 11. İş Mahkemesinin 2011/390 esas sayılı dosyasında ise Muğla şubesinin genel kurula gitmesine dair müteşebbis heyetinin kararının iptali ile Muğla şubesinin açılmasına ve başka şube faaliyet alanında yer alan bazı illerin Muğla şubesine bağlanmasına ilişkin 09.12.2010 tarihli 127 sayılı genel yönetim kurulu kararının iptali ve ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması istenmiştir.
Görüldüğü üzere her iki dosya arasında yakın bir ilişki bulunup Ankara 11. İş Mahkemesinin 2011/390 esasında kayıtlı davanın sonucu temyiz incelemesi Dairemizce gerçekleştirilen davaların sonucunu etkileyecek niteliktedir. Bu nedenle mahkemece söz konusu dava neticesinin beklenerek sonucuna göre konunun yeniden değerlendirip karar verilmesi gerekirken bunun yapılmayarak yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Bozma sebebine göre de sair temyizlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.