Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/11545 E. 2010/1459 K. 10.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11545
KARAR NO : 2010/1459
KARAR TARİHİ : 10.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 19.12.2006 tarihli harici sözleşme ile davalıdan 90.000 YTL bedelle bir taşınmaz satın aldığını, satış bedeli olarak PNCBANK‘a ait 3934 nolu 10.000 USD lık çeki davalıya verdiğini, 20.12.2006 ve 22.12.2006 tarihlerinde yine PNCBANK aracılığı ile davalıya toplam 10.000 USD gönderdiğini, davalının taşınmazın tapusunu devretmediğini ileri sürerek 10.000 USD ın Tl karşılığı olan 13178,00 YTL nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davalıya harici sözleşme ile taşınmaz sattığını, davacının da satış bedeline karşılık kaparo olarak PNCBANK a ait 10.000 USD lık çeki verdiğini, ancak davacı edimlerini yerine getirmeyince sözleşme uyarınca aldığı çeki davacının arkadaşı dava dışı … teslim ettiğini, davacıdan başka bir şekilde satış bedeli olarak bir para almadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddinde karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında 19.12.2006 tarihli harici taşınmaz satışı sözleşmesi uyarınca 10.000 USD lık çek verildiği ihtilafsızdır. Davacı, bu çekin kendisine teslim edilmediğini iddia etmiştir. Davalı, aldığı çeki sözleşmeden vazgeçilince davacının arkadaşı olan ve sözleşmede ismi geçen … verdiğini savunmasına rağmen bunu yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca çekin bedelsiz kaldığı anlaşıldığına göre “çoğun içinde azda vardır” kuralı da gözetilmek suretiyle bu çek sebebi ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykıdır.
3-Davacının 19.12.2006 tarihli sözleşmeye istinaden davalıya banka havaleleri ile toplam
10.000 USD gönderdiğini iddia etmiş ise de bu iddiasını yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Davacı davasını yazılı bir belge ibraz ederek ispatlayamamıştır. Ancak davacı dava dilekçesinde her türlü yasal delil demekle yemin deliline dayandığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca mahkemece davacıya yemin delili hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte ve 3.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 10.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.