YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2113
KARAR NO : 2010/9736
KARAR TARİHİ : 01.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait … plakalı aracın alımı hususunda anlaştıklarını, anlaşma uyarınca davalının aracı teslim edip kendisinin de araca ait kredi borçlarını ödemesi hususunu kararlaştırdıklarını, bu kapsamda aracın borcunu ödeyeceğine dair 22.3.2005 tarihli taahhütname verdiğini, aracı teslim alıp kullanmakta ve kredi taksitlerini ödemekteyken davalının borcu nedeniyle aracın haczedildiğini, toplam 16 adet kredi taksidini ödediğini, davalının edimini yerine getirmeyerek kendisini zarara uğrattığını, davalının sebepsiz olarak zenginleştiğini, yapılan ödemeleri iade etmesi gerektiğini ileri sürerek, 11.049,86YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı tarafça ödendiği tespit edilen 14 aylık toplam 9.146,06YTL kredi borcu ödemesinden dolayı davalının malvarlığında sebepsiz zenginleşme meydana geldiği gerekçesiyle davanın 9.146,06YTL yönünden kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya ait aracı haricen satın aldığını, bedeli karşılığında davalının araç için kullandığı kredinin taksitlerinin ödenmesi hususunda anlaştıklarını, aracı teslim alıp kredi taksitlerini düzenli olarak ödemekteyken davalının borcu nedeniyle aracın haczedildiğini, yapmış olduğu kredi taksitlerinin iadesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına ödediği kredi taksit tutarı olan 11.049,86 YTL’nin faiziyle
birlikte davalıdan tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır.Davalı ise,davacıya borç para verdiğini,parayı geri alamayacağını anlayınca davacının,kendisine ait kredi taksitlerini ödemesi hususunda anlaştıklarını,davacının kredi taksitlerini ödemediğini savunarak gerekçeli inkarda bulunmuştur.Davacının imzasını taşıyan 22.3.2005 tarihli taahhütnamede kredi taksitlerinin ödenmesine dair taahhüdün araç satışına ilişkin olduğuna yönelik bir ibare bulunmamaktadır. Somut olayda davalı araç satışını inkar ettiğine göre davacının araç satışı karşılığı olarak davalıya ait kredi taksitlerini ödediğini kanıtlaması gerekir. İspat yükü kendisine düşmeyen tarafın yemin deliline dayanmadığını belirtmesi sonuca etkili değildir. Davacı ibraz ettiği delillerle iddiasını kanıtlayamamıştır. HUMK.’nun 288. maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık da dinlenemez. Ne var ki, davacı dava dilekçesi ve delil listesinde “her türlü hukuki delil” demek suretiyle yemin deliline de dayandığı anlaşıldığından davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 125.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 1.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.