Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/5231 E. 2010/5883 K. 01.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5231
KARAR NO : 2010/5883
KARAR TARİHİ : 01.11.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, davalının işletmesini üstlendiği Alışveriş Merkezine davacının önce sözlü, bilahare yazılı olarak yaptığı anlaşma uyarınca gerçekleştirilen imalât bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı akdî ilişki bulunmadığını davacının sözleşmenin kuruluşundan önceki döneme ilişkin olup kendilerini bağlamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davada 05.01.2007 tarihli sözleşme ile dava dışı … tarafından imzalandığı bildirilen 30.05.2007, 23.06.2007 tarihli faturalara dayanılmıştır. Ayrıca işin yapıldığına ilişkin davalı şirket adına …’nin imzaladığı hakedişler delil olarak dosyaya sunulmuştur. Davalı … 09.01.2007 tarihinde tescil edilen şirketin ortağı olduğunu, imza sirkülerine göre tek başına şirketi temsile yetkisi olmadığını belirterek dayanılan belgelere itiraz etmiştir. Gerçekten ticaret sicil kaydına göre, davalı şirket 09.01.2007 tarihinde kurulmuş olup, çift imza ile ilzam edileceği ilan edilmiştir. Her ne kadar mahkemece bilirkişi raporuna bağlı kalınarak TTK’nın 301. maddesi gereğince bu işlemlerin şirket adına yapıldığı kabul edilmiş ise de, davalı defterleri incelenmeden tek taraflı incelemeyle ve davacıya tamamlayıcı yemin yaptırılarak hükme varılmıştır. Oysa 31.07.2008 tarihli celsede taraflara defterleri ibraz için süre verilmiş, bu hususta davalıya tebligat yapılmadan 14.11.2008 tarihli tutanakla defterler dosyaya ibraz edilmiştir. Bu haliyle defterlerin sürede ibraz edildiği ve bilirkişilerce incelenmediği ortadadır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; bilirkişilerden ek rapor alınarak davalının defter ve kayıtlarını inceletmek, dayanılan faturaların kayıtlı olduğu anlaşıldığında şimdiki gibi davayı kabul etmek, aksi durumda dava dilekçesinde her türlü delile dayanıldığı gözetilerek akdî ilişkinin varlığı hususunda yemin teklifine hakkı olduğu davacıya hatırlatılarak sonucuna uygun hüküm kurmaktan ibarettir.
Bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hükme varılması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.