YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8383
KARAR NO : 2010/18271
KARAR TARİHİ : 29.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalıdan 30.06.2005 tanzim tarihli ,11.400 TL bedelli çek karşılığında alacaklı olduğunu ,dava konusu çeki üçünçü bir kişiye ciro ederek verdiğini,çekin karşılıksız çıkması üzerine üçünçü kişi tarafından çek nedeni ile icra takibine uğradığını,21.03.2006 tarihli Tahsilat ve Kısmi ibraname başlıklı belge ile dosya borcunu 14.967,00 TL olarak ödediğini,ödediği miktar yönünden alacağının tahsili için davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek davalının haksız itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece ,davanın kabulüne ,davalının itirazının iptali ile takibin devamına , icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına gore davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde İ.İ.K.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hukmedilmesi icın borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kotü niyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan 2010/8383-18271
ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yanda alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kurallar ışığında takibe konu olan alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmistir.
SONUÇ : Yukarıda 1 numaralı bentte acıklanan nedenlerle; davalının tum, temyiz itirazlarının reddıne, 2 numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün birinci bendinde yer alan “İcra inkar tazminatı talebinin ise reddine “cümlesinin karardan çıkartılarak yerine aynen “davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacak uzerinden % 40 icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 666,74 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 222,30 TL. temyiz harcının istek halinde davacı iadesine, 29.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.