Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/5521 E. 2013/6326 K. 06.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5521
KARAR NO : 2013/6326
KARAR TARİHİ : 06.06.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan temyiz konusu 167 ada 63, 207 ada 1, 210 ada 6, 213 ada 17, 22, 26, 238 ada 77, 79, 155, 239 ada 9 parsel sayılı 4197.95, 2644.16, 7553.99, 545.24, 396.49, 982.14, 3149.02, 2659.43, 1849.13, 4213.20 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı, miras yoluyla gelen hak ve paylaşma nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların paylı olarak davacılar ve davalılar adına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı …’dan intikalen geldiği ve taksim yapılmadığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan inceleme, araştırma ve uyulama hüküm vermeye yeterli değildir. Davacılar, çekişmeli taşınmazların öncesinin murise ait iken, ölümüyle mirasçılarına intikal ettiğini, mirasçılar arasında taksim yapılmadığını iddia etmiş, davalı … ise, muris İbrahim’in 1992 yılındaki ölümünden 6 ay sonra tüm mirasçıların biraraya gelerek taşınmazları paylaştıklarını, diğer mirasçıların kendi paylarına düşen bazı taşınmazları 3. kişilere sattıklarını, davacı … tarafından açılan Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/3 Esas sayılı dosyası ile davacı tarafından … İdare Mahkemesi’ne verilen dava dilekçesinde mirasın paylaşıldığının davacı tarafından da kabul edildiğini savunmuştur. Gerçekten de davalının ileri sürdüğü mahkeme dosyası ile çekişmeli 210 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağına ekli İdare Mahkemesine hitaben yazılmış dava dilekçesinin incelenmesinde davacı …’in mirasın taksim edildiğini kabul ettiği görülmektedir. Aynı Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında davalı …’nın da davacı … tanığı olarak mirasın taksimine ilişkin beyanları da bulunmaktadır. Tüm bu beyanlar birlikte değerlendirildiğinde murisin hem Kurtuluş hem de … Köylerinde taşınmazları bulunduğu, davacı …’in kendisine mirasen düşen Kendirlik mevkisindeki 3 parça taşınmaza 3. kişilerin yaptığı müdahale için dava açtığı anlaşılmaktadır. Ne var ki; murise ait tüm taşınmazların paylaşılıp paylaşılmadığı konusunda mahkemece yapılan araştırma hüküm kurmak için eksik, alınan yerel bilirkişi, tanık beyanları soyut içerikli ve ihtilafın aydınlatılması için yetersizdir. Eksik ve yetersiz incelemeye dayanılarak hüküm kurulamaz. O halde, doğru sonuca ulaşabilmek için mahallinde, üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, dinlenecek bilirkişi ve tanıklardan …’nın ölümünden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun geçerli bir taksim yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise tüm taşınmazların taksim edilip edilmediği, taşınmazların bir kısmının taksim edilmiş olması halinde kime neresinin düştüğü, muristen kalıp da davacılar veya diğer mirasçılar tarafından 3. kişilere satılan taşınmazlar olup olmadığı hususlarında her bir taşınmaz başında ve olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çıkabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalıdır. Bundan sonra, davacı … tarafından açılan men’i müdahale davasına ilişkin dosyadaki taşınmazlar ile İdare Mahkemesinde dava konusu yapılan taşınmazların hangileri olduğu belirlenmeli, Asliye Hukuk Mahkemesi ve İdare Mahkemesinde açılan davalar ile Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında davalı …’nin tanık olarak verdiği beyanlar ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, davalı …’nın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan nispi temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.