YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20480
KARAR NO : 2012/24856
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, … kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan … İnş. Taah. Tem. ve Gıda İth İhr Tic San Ltd Şti, … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre, temyiz eden davalıların tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 06.02.2005 tarihinde meydana gelen … kazası sonucu % 79,00 oranında sürekli … göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılardan … ile …’a yönelik davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ile davalılardan … İnş….Ltd Şti ve …’na izafeten Hazine vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacının … kazası sonucu % 79,00 oranında sürekli … göremezliğe uğradığı olayda davacının kusurun bulunmadığı, … İnş….Ltd Şti’nin % 50, Sağlık Bakanlığının % 25 ve … Asansör …’nın % 25 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Gerek mülga B.K’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı T.B.K’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli … göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hüküm altına alınan 10.000,00-TL manevi tazminatın az olduğu açıkça belli olmaktadır.
2-Davalılar … ve …’ya yönelik davanın eksik inceleme ve araştırmayla reddine karar verilmesi de hatalı olmuştur. Gerçekten BK’nun 53.maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulanmasına göre, hukuk hakimi: kusur ve derecesinin belirlenmesi bakımından ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile ilke olarak bağlı değilse de ceza mahkemesinden verilen sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile ve o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararına bu yönleri ile bağlı olduğu açıktır. 6098 sayılı TBK’nun 74. Maddesindeki düzenleme de aynı doğrultudadır.
Somut olayda davalılar … ve …’nın dava konusu olay nedeniyle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/629E sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda mahkûm oldukları dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, anılan davalılar bakımından ceza davasının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılarak, haklarında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmiş ise kusur dağılımının belirlenmesinde, bu durumun değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Kaldı ki hükme esas alınan kusur bilirkişi raporlarında da % 25 oranındaki kusurun davalılardan … asansör …’ya verildiği ortadadır. Hal böyle olunca ceza davasındaki mahkûmiyet kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmadan ve hükme esas alınan kusur bilirkişi raporlarında da davalı …’ya kusur verildiği göz ardı edilerek anılan davalılara yönelik davanın reddi isabetsiz olmuştur.
3-Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen göz önüne alınması gerekir. Medeni haklardan gerçek ve tüzel kişilerin yararlanması mümkündür. Tüzel Kişiler bu haklarını yetkili organları aracılığıyla kullanırlar. Somut olayda davalılardan … Asansör Limited Şirket olduğundan bahisle dava yöneltilmiş ise de anılan firmanın bir tüzel kişilik olmadığı davalılardan …’ya ait işyerinin ünvanlı olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca dava ehliyeti olup olmadığı yöntemince araştırılmaksızın, … Asansörün dava ehliyetinin olduğunun kabulü ile hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan … İnş. Taah. Tem. ve Gıda İth İhr Tic San Ltd Şti ile …’a yükletilmesine, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.