Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/1461 E. 2010/2977 K. 26.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1461
KARAR NO : 2010/2977
KARAR TARİHİ : 26.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 14.11.2005 tanzim ve 30.01.2006 vade tarihli 20.000,00 TL bedeli bonodan dolayı davacı kooperatifin davalıya borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davada; 20.000,00 TL’lik senedin kooperatifin eski başkanı …’ın tek başına attığı imzayla düzenlendiği oysa kooperatifin üçüncü sahışlarla yaptığı muamelede yetkili iki kişinin imza atması gerektiği gibi senetteki imzanın da …’e ait olup olmadığının şüpheli olduğu ileri sürülmüştür. Bu nedenle dava konusu senedin öncelikle … tarafından imzalanıp imzalanmadığı yaptırılacak inceleme ve gerektiğinde alınacak bilirkişi raporuna göre saptanmalı, imzanın …’e ait olmadığının belirlenmesi durumunda dava kabul edilmelidir.
Yapılacak inceleme sonucunda imzanın …’e ait olduğunun saptanması halinde ise; davalı taraf savunmasında davacı kooperatife kapı, pencere, pimapen işi yapıldığını ve senedin de bu nedenle verildiğini belirttiğinden ve delil tespitine bu konuda imzalanan 14.04.2004 tarihli sözleşmeye dayanılarak başvurulmuş olduğundan ve davacı taraf da 18.09.2008 havale tarihli dilekçe ve eki listede ve temyiz dilekçesindeki açıklamalarında davalıya kapı ve pençere işinden dolayı avans ödendiğini ancak avans kadar iş yapılmadığını ileri sürerek yanlar arasındaki kapı ve pencere yapım işinin davalı yanca gerçekleştirildiğini kabul etmiş olduğundan davanın çözümü davalının bu işten dolayı haketmiş olduğu alacağını davacının da bu iş nedeniyle davalıya yaptığı ödemenin miktarının saptanmasına bağlıdır. Bu nedenle mahkemece yapılan imalâtın ispat külfeti davalıya, ödemeleri ispat külfeti ise davacı kooperatife yükletilerek ve masrafı davalıdan alınarak gerektiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle davalının yaptığı imalâtın 14.04.2004 tarihli sözleşmedeki götürü bedel esas alınarak gerçekleştirilen işin fiziki oranı uygulanıp hakedilen alacağının saptanması, sözleşme dışında iş yapılmış ise davalıya ispat imkanı tanınarak bedelinin yapıldığı tarihlerdeki mahalli rayice göre tespit ettirilmesi, bulunulacak meblağdan davacının ispatlayacağı ödemelerin düşürülmesi ve sonucuna göre davacının davalıya sözkonusu senetten dolayı borçlu olup olmadığına karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.