YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/81
KARAR NO : 2013/2860
KARAR TARİHİ : 02.04.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : … KÖYÜ TÜZEL KİŞİLİĞİ, HAZİNE
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 138 ada 13 parsel sayılı 3.444,84 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın 20 yıldan beri … Köyü Tüzel Kişiliğinin fiili kullanımında olduğu şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, dava konusu taşınmazın kendi zilyetliğinde bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve vekalet ücretine yönelik olarak davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Sulh Hukuk Mahkemesinin önceki tarihli ilamları ile taşınmazın davalı köyün kullanımında olduğunun saptandığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme hatalı olduğu gibi inceleme de hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesinin 1990/157 Esas, 1993/ 1109 Karar sayılı dosyasında davacı …’in … Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açtığı zilyetliğe müdahalenin önlenmesi davasının mahkemece reddedildiği, yine, … Köy Tüzel Kişiliği tarafından … aleyhine, inşaat yapmak suretiyle dava konusu taşınmaza tecavüz ettiği iddiasıyla açılan elatmanın önlenmesi davasının yargılaması sonunda Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesinin 1996/557 Esas, 2000/190 Karar sayılı ilamıyla davanın kabulü ile davalının inşaat yapmak suretiyle müdahalesinin men’ine karar verildiği ve ilamların çekişmeli taşınmaza ilişkin bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Söz konusu kararlar, dava tarihlerine kadar çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı Köy Tüzel Kişiliğinin üstün hakkı ve zilyetliği bulunduğu hususunda kesin hüküm teşkil etmektedir. Ancak somut olayda dava, 3402 sayılı Yasa’nın Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu tespitine itiraza ilişkindir. Anılan yasa maddesinin birinci fıkrası, “…orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.” hükmünü içermektedir. Diğer bir anlatımla, kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişiler, kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak kullanan ve kullanımları korunması gerekli koşulları taşıyan kişilerdir. O halde ihtilafın çözümü için, Sulh Hukuk Mahkemesinin
…/…
2013/81-2013/2860 Sayfa : 2
01.06.2000 tarih ve 1996/557 Esas, 2000/190 Karar sayılı kararı ile kullanım kadastrosu tespit tarihi olan 2010 yılı arasında çekişmeli taşınmazın fiilen kim ya da kimler tarafından kullanıldığı, kesinleşen mahkeme ilamından sonra davacı tarafın fiili kullanımının engellenip engellenmediği hususlarının açıklığa kavuşturulması zorunlu bulunmaktadır. Ne var ki mahkemece mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımları yetersiz ve soyut içeriklidir. Hal böyle olunca mahkemece doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde fen bilirkişisi, ziraatçi bilirkişi, yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişi ve tanıklardan Sulh Hukuk Mahkemesi karar tarihi ile kullanım kadastrosu tespit tarihi arasında çekişmeli taşınmazın ne şekilde, kim ya da kimlerin fiili kullanımında olduğu, Sulh Hukuk Mahkemesi kararından sonra davacı tarafın kullanımının engellenip engellenmediği hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, ziraatçi bilirkişiden çekişmeli taşınmazın niteliği ve kullanım şekli hakkında rapor alınmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının değerlendirilmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…