YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11097
KARAR NO : 2010/17308
KARAR TARİHİ : 20.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 5188 Sayılı Özel Güvenlik Yasası hükümleri çerçevesinde güvenlik hizmeti veren bir şirket olduğunu, bu kapsamda davalı idarenin 12.11.2007 tarihinde yapılan 36 aylık güvenlik hizmet alımı ihalesini kazandığını ve fesih tarihine kadar görevini ifa ettiğini, ancak davalı idarece 09.03.2010 tarih ve 03915 sayılı işlemi ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilerek kesin teminat mektubunun irat kaydedildiğini, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek sözleşmesinin feshi işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; dava konusunun idari bir işlem olması sebebiyle İdari Yargının görev alanına girdiğini ve hastanenin ayrı bir tüzel kişiliği olmadığı için husumetin … Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın idari nitelikte bulunduğu belirtilerek, yargı yolu yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının açmış olduğu Güvenlik Hizmet alımı ihalesini kazandığını ve fesih tarihine kadar görevini ifa ettiğini, ancak davalı idarece 09.03.2010 tarihinde sözleşmenin feshedilerek kesin teminat mektubunun irat kaydedildiğini, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek sözleşmesinin feshi işleminin iptaline karar
2010/11097-17308
verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. İddialarını ve delillerini bildirmek taraflara, delillerin takdir ve değerlendirilmesi, hukuki tavsifin yapılması, uygulanacak yasa hükmünün bulunup uygulanması HUMK.nun 74 ve devamı maddeleri gereğince doğrudan hakimin görevidir. Taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tabi sözleşme ilişkisi kurulmuş olup idari yargıyı ilgilendiren idari bir işlem ve tasarruf bulunmamaktadır. Öyle olunca uyuşmazlığın adli yargı mahkemelerinde çözümlenmesi gerekir. Mahkemece işin esasına girilip taraf delilleri toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken,yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde idare mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.