Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/2014 E. 2012/19880 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2014
KARAR NO : 2012/19880
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaliyle, prim, işsizlik anapara borcu ile gecikme zammı ve faiz borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacının temyiz itirazına gelince; dava davacıya tebliğ edilen ödeme emirlerinin zamanaşımına uğradıkları gerekçesi ile iptali ve toplam 3.897,69 YTL lik prim ve işsizlik ana para borcu ile gecikme zam ve faiz borcunun bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuç kısmen usul ve yasaya aykırıdır.
Davacıya Mersin Petrol Akaryakıt Tic. Ltd. Şti.’nin müdürü olması sebebi ile şirketin Kuruma olan prim ve işsizlik borçları nedeni ile 1999/729 sayılı takip dosyası ile 1998/10 ve 1999/2. aylarına ilşkin; 1999/2275 sayılı takip dosyası ile 1999/3, 8. aylarına ilişkin; 2000/910 sayılı takip dosyası ile 1999/9 ve 2000/2. aylarına ilişkin, 2001/811 sayılı takip ile 2000/7 ve 8. aylara ilişkin; 2005/121 ve 122 sayılı takip dosyaları üzerinden ise 2001/1-4. aylara ait prim ve işsizlik sigorta primlerine konu ödeme emirlerinin tebliğ edildiği anlaşılmış olup uyuşmazlık, söz konusu aylara ait borçların 6183 sayılı Yasa’nın 102. maddesi gereğince zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir.
Mahkemece 2001/811, 2005/121, 2005/122 ve 1999/729 takip numaralı dosyalardan gönderilen ödeme emirlerine konu alacakların zamanaşımına uğradığı davacının davalı Kuruma bu ödeme emirlerine ilişkin herhangi bir borcunun bulunmadığı tespit edilmiş ise de 1999/2275 ve 2000/910 sayılı dosyalar ile takip edilen alacaklar için zamanaşımının dolmadığı kabul edilerek iptal isteminin reddine karar verilmiştir. Mahkemenin kabule ilişkin kararı doğru olmakla birlikte, 1999/2275 ve 2000/910 sayılı takipler bakımından yapılan tespit usul ve yasaya aykırıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 1999/2275 sayılı takibe ilişkin ödeme emrinin davacının işçisi olan …’a 15.10.1999 tarihinde ve 2000/910 sayılı takibe ilişkin ödeme emrinin de 18.04.2000 tarihinde yine davacının işçisine tebliğ edildiği anlaşılmış olup ödeme emirlerinin tebliği ile zamanaşımı süresi kesilmiştir. Ancak Kurum tarafından zamanaşımının kesildiği bu tarihlerden sonra tebligat veya zamanaşımını kesecek başkaca bir
işlem yapılmamıştır. 3917 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.12.1993 tarihi ve bundan sonraya ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden 6183 sayılı Kanunun zamanaşımına ilişkin 102. madde ve ardından gelen maddeleri geçerlidir. 6183 sayılı Kanun’un 103.maddesinde ise zamanaşımını kesen haller sayılmış olup kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 102.maddesinde ise zamanaşımı süresi 5 yıl olarak düzenlenmiştir. Buna göre 1999/2275 sayılı takip dosyasında 1999/3 ve 8.aylara ilişkin prim ve gecikme zammı bakımından tebligatın yapıldığı 15.10.1999 tarihinden ve 2000/910 sayılı dosyada 1999/9 ve 2000/2. aylarına ilişkin prim ve gecikme zammı bakımından 18.4.2000 tarihinden itibaren kesilen zamanaşımı yeniden işlemeye başlamakla birlikte dolmuştur. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 13/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.