YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12918
KARAR NO : 2013/13149
KARAR TARİHİ : 20.12.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında 1281 ada 13 parsel sayılı 266.16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 14 yıldan beri …’ın kullanımında olduğu, üzerindeki 1 katlı kargir binanında …’ın kullanımında olduğu şerhi verilerek bahçe niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … isminin beyanlar hanesine yanlış yazıldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmaza ait kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yazan “…’ın kullanımındadır” ibaresinin “…’ın kullanımındadır” olarak düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … Müdürlüğüne izafeten Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak kadastro davaları, lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişiye karşı açılır. Dava kullanım kadastrosuna itiraz niteliğinde bulunduğundan husumetin, taşınmazın tespit maliki olan Hazineye ve beyanlar hanesinde ismi yazılı kişilere yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda davacı, Kadastro Müdürlüğünü hasım göstermek suretiyle dava açmış ise de Kadastro Müdürlüğü’nün tüzel kişiliği bulunmadığı gibi, tespit maliki olmadığından pasif taraf sıfatı da yoktur. Ancak bu yanlışlık, tarafta yanılgı değil, temsilcide yanılgı mahiyetindedir. Hal böyle olunca davacıya, davasını Hazine’ye karşı yöneltmesi olanağı tanınmalı, yasal hasım durumunda bulunan Hazine davaya dahil edilerek dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalıdır. Diğer yandan; açılan dava nedeniyle çekişmeli parselin kadastro tespiti kesinleşmediğinden 3402 sayılı Yasa’nın 1. maddesi gereğince Kadastro Mahkemesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü biçimde doğru sicil oluşturma görevi bulunduğu, başka bir deyişle, çekişmeli parselin hangi nitelik ve miktarla, kim veya kimler adına hangi paylar oranında tescil edileceğinin hükümde açıkça gösterilmesi ve infazı kabil sicil oluşturulması zorunlu olduğu halde yalnızca beyanlar hanesindeki şerhin düzeltilmesi ile yetinilerek taşınmaz hakkındaki sicilin açık bırakılması da isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.