Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/9215 E. 2010/2225 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9215
KARAR NO : 2010/2225
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalı …’ın zilyet olduğu taşınmazın bir kısmını adi yazılı satış sözleşmesi ile satın alıp bedelini ödediğini, taşınmaz üzerine iyi niyetli olarak ağaç dikip binalar yaptığını, ancak diğer davalı …’ın açtığı dava sonunda taşınmaza müdahalesinin men’ine karar verildiğini, davalı …’ün kesinleşen mahkeme kararını icraya koyarak tahliyesini istediğini ileri sürerek taşınmaz üzerine inşa ettiği bina ve müştemilatı ile diktiği ağaçların bedelinden fazlasını saklı tutarak 12.900 TL.nın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, taşınmazın dava tarihinde ve halen davacının zilyetliğinde bulunduğu taşınmazla ilgili muarazanın giderilmesi davasına dair kararında henüz kesinleşmediği mal varlığının henüz davalılara geçmediği ve dava tarihi itibariyle davacının dava açma hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, 7.7.1998 tarihli harici sözleşme ile davalı …’ten taşınmaz satın aldığı ve akabinde diğer davalı …’ün açtığı dava sonunda (… 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/14 E.sayılı davası) taşınmaza vaki müdahalenin men’ine karar verildiği ve davalı …’ün kesinleşen kararı 4.10.2002 tarihinde icraya koyduğu ve 28.11.2002 tarihinde hacze gidilerek davacının eşi dava dışı …’ya taşınmazı tahliye etmesi için 5 gün süre verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar men’i müdahale davası … aleyhine açılıp sonuçlandırılmış ise de, davacının satış sözleşmesine taraf olması ve taşınmazdan tahliyesinin talep edilmesi nedeniyle aktif husumet ehliyetine sahip olduğunun kabulü gerekir. Davalı …, müdahalenin men’i ne dair ilamı icraya koşmuş olup, … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1874 E.sayılı dosyasında dosyamız davacısı hakkında tedbir kararı verilmiş ise de, anılan davanın davacı lehine sonuçlandığı dosya kapsamı ile sabittir. Kaldı ki tedbirin mahkemesince de her zaman kaldırılabileceği izahtan varestedir. Bu itibarla davacının dava tarihinde ve halen tahliye tehdidi ile karşı karşıya bulunduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca, tahliye edebilme imkanı ve tehlikesi bulunan davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunun ve taşınmazdan mutlaka tahliye edilmesi gerekmediğinin kabulü zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.