YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7887
KARAR NO : 2010/2494
KARAR TARİHİ : 25.03.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 206 ada 178 parsel sayılı 45300 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan sözedilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalılar Akören ve Gökkaya Köyleri Tüzel Kişilikleri aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davasının 05.10.2000 tarihli oturumunda dosyanın işlemden kaldırılmasına, 8.2.2001 tarihli kararla HUMK.nun 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile açılmamış sayılmasına karar verilen dava dosyası dosya içine getirtilerek yapılan yargılama sonunda çekişmeli 206 ada 178 parsel sayılı taşınmazın 11.11.2008 tarihli uzman bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün ham toprak niteliği ile Hazine adına, (A) harfi ile gösterilen bölümü çıktıktan sonra geri kalan mor renkle boyalı olarak gösterilen bölümünün davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili ile davalılar Akören ve Gökkaya Köyleri Tüzel Kişilikleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının dayanağını oluşturan tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz tüm yönlerden aynı ada 183 parsel sayılı mera taşınmazı içinde kalmaktadır. Davacının dayanağını oluşturan üç hudutlu tapu kaydının bir hududu “…” olup değişebilir niteliktedir. Tapu kaydının “İsmail” hududu aynı ada 94 parsel sayılı taşınmaz olarak, “…” hududu ise çekişmeli taşınmazın uzağında ve güneybatı yönünde gösterilmiştir. Bu durumda dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı kabul edilemez. Taşınmazın, aynı ada 183 parsel sayılı mera parseli içinde kalması nedeniyle öncesinin meradan açıldığının kabulü de zorunludur. Kaldı ki, yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarına göre çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin iktisaba elverişli olmadığı da anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacının davasının reddine, tespit tutanağında malikhanesi açık bulunan taşınmazın mera niteliği ile sınırlandırılıp özel siciline yazılmasına karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.