Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/5 E. 2010/175 K. 20.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5
KARAR NO : 2010/175
KARAR TARİHİ : 20.01.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı … vekili ile davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait ticari taksiye, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, 3.000.00 YTL hasar bedeli ve 500.00 YTL kazanç kaybı toplamı olan 3.500.00 YTL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında ise davalı … hakkındaki davayı atiye terk ettiklerini bildirmiştir.
Davalılar … ve …, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, sigortalı araç çalıntı iken kazanın meydana geldiğini ve birden çok aracın hasar gördüğünü, poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarından, diğer zarar görenlerin tespiti amacıyla 2 yıllık zamanaşımı süresi beklendikten sonra KTK.’nun 96. maddesi uyarınca proporsiyon oranına göre ödeme yapılabileceğini ve kazanç kaybının poliçe kapsamında olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı … hakkındaki dava 3 ay içinde yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına; olayda davalı araç sürücüsü tam kusurlu olup, her ne suretle olursa olsun aracını çaldıran malik ile trafik sigortacısının da zarardan sorumlu bulundukları gerekçesiyle, davalılar … ve sigorta şirketi aleyhindeki davanın kısmen kabulüne, 3.000.00 YTL hasar bedeli ile 150.00 YTL kazanç kaybı toplamı olan 3.150.00 YTL’nın, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, … yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı … poliçe limitinden sorumlu olarak), fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ile davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmü, davalı … vekiline 16.04.2008 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi, H.U.M.K.’nun 437.maddesinde öngörülen 8 günlük yasal süre geçirildikten sonra 25.04.2008 tarihinde harç yatırılarak temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
a)-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b)-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı … Sigorta A.Ş., zarar neden olan aracın trafik sigortacısıdır. Davacıya ait aracın tamiri süresince çalıştırılamaması nedeniyle oluşabilen kazanç kaybı, zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışındadır. Mahkemece, belirlenen 150.00 YTL’lık bu kalem zarardan da davalı sigortanın sorumlu tutulmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
c)- 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 96. maddesine göre, zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, iki yıllık zamanaşımı süresinin beklenmesini, zarar gören araçların hepsinin tespitinden sonra, hak sahiplerinin zararları poliçedeki kaza başına 8.000.00 TL limitle sorumluluğu aştığı takdirde, KTK.’nun 96.maddesi çerçevesinde yapılacak proporsiyon oranına göre ödeme yapılması gerektiğini savunmuştur. Dosya içerisinde, zarar gören diğer araçlara ilişkin başvuru yapılıp yapılmadığına, hasar dosyası açılıp açılmadığına ilişkin bilgi ve bilge bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, açıklanan savunma üzerinde durularak, olayda garameten (proporsiyon) paylaşım koşullarının bulunup bulunmadığı saptanmalı, poliçede yazılı kaza başına maddi zarar teminatının tüm talepleri karşılamaya yetip yetmediği araştırılmalı, yetmediği takdirde KTK 96.maddesi gereğince yapılacak hesaplamaya göre davalı … şirketinin sorumluluğunun tayini gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin reddine; (2)-a nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2)-b ve c nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ve …’ya geri verilmesine 20.1.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.