Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/8468 E. 2012/5294 K. 12.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8468
KARAR NO : 2012/5294
KARAR TARİHİ : 12.06.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden davacılar … vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen … vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 231 ada 16 parsel sayılı 5706,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Murat oğlu … adına; 231 ada 61 parsel sayılı 2032,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, ifraz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … adına tespit edilmiştir. Davacı …, … ve Gayrimenkul Değerler Anonim Şirketi vekili ile davacı … vekili yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların reddine ve çekişmeli 231 ada 16 ve 61 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ile davacılar …, … ve Gayrimenkul Değerler Anonim Şirketi vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacı … vekilinin kendisine tanınan kesin sürede keşif avansını yatırmadığı, dosyada mevcut delillerle de davasını ispat edemediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, mahkemenin kabul ve değerlendirmeleri dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır.
1- Kadastro tespitine karşı davacılar …, … ve Gayrimenkul Değerler A.Ş. adına vekili tarafından yasal süresi içinde dava açılmıştır. Adı geçenler bu nedenle gerekçeli karar başlığında birleşen davanın davacıları olarak gösterilmişlerdir. Davalarının ayrıldığına ilişkin dosya içinde herhangi bir bilgi ve belge de bulunmamaktadır. Mahkemece, bu davacıların birleşen davaları yönünden usul ve yasaya uygun şekilde araştırma, inceleme ve uygulama yapılarak, ulaşılacak sonuca göre davalarının kabul veya reddi yönünde bir hüküm kurulması gerekirken; gerekçeli kararın olaylar ve gerekçe bölümlerinde birleşen davalarından söz edilmeden, talep ve davaları yönünden hangi işlemlerin yapıldığı ve hangi sonuçlara ulaşıldığı tartışılıp değerlendirilmeden, hüküm bölümünde de davaları yönünden hüküm kurulmaması veya ne karar verildiği açıkça
anlaşılmayacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacılar …, … ve Gayrimenkul Değerler A.Ş. vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunmaktadır.
2- Öte yandan; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/2. maddesi uyarınca, davayı ispat yükü kendisine düşen tarafa yasal ihtarda bulunulabilmesi için; öncelikle dosyanın keşfe hazır halde bulunması, yapılacak ihtarda keşfe katılacak mahkeme heyeti, uzman bilirkişiler, yerel bilirkişi ve taraf tanıkları ile araç giderlerinin ayrı ayrı kalemler halinde belirtilmesi, bu giderin karşılanması için ilgili tarafa makul bir sürenin tanınması, keşif giderinin yatırılacağı tarih ile keşif günü arasında, tebligatla çağrılacak ilgililerin çağrılabilmesi için uygun bir sürenin bulunması zorunludur. Mahkemece davacı … vekiline yapılan ihtarda, keşif giderini yatırması için keşif gününden bir gün öncesine kadar süre tanınmış olması, keşifte dinlenilecek yerel bilirkişiler için bilirkişilik ve çağrı ücreti tayin edilmeden ve keşif mahallinde ne şekilde hazır edilecekleri açıkça belirtilmeden keşfe ilişkin ara kararı verilmiş olması nedenleriyle ihtarın usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilemez. Bu durumda yasaya uygun olmayan ara kararına dayalı ihtara uyulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 900.00 TL vekalet ücretinin aleyhine temyiz istenilen taraftan alınarak duruşmada kendilerini vekil ile temsil ettiren temyiz eden taraflara verilmesine, 12.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.