Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2755 E. 2011/3059 K. 05.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2755
KARAR NO : 2011/3059
KARAR TARİHİ : 05.04.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3. kişi vekili, Konya 12.İcra Müdürlüğü’nün 2009/822 Esas sayılı dosyasından 19.01.2009 tarihinde haczedilen ilk sıradaki 14 kalem menkulun davacıya ait olduğunu, haciz yapılan adresin ve menkullerin müvekkili şirkete ait olmasına rağmen İİK 99. maddenin yerine İİK 97. madde gereğince haciz yapıldığını belirterek şikayetin kabulüyle 19.01.2009 tarihli usul ve yasaya aykırı olarak İİK 97. gereğince yapılan işlemin iptaline haczin İİK 99. madde gereğince yapılmasına, bu talep kabul edilmediği taktirde istihkak davası olarak davanın devamına, istihkak iddiasının kabulü ile mahcuzların davacıya aidiyetinin tespitine, davalılar aleyhine %40’tan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili,haczin borçluya ait adreste yapıldığını, davacının dava konusu menkulleri kiraya verdiğini söylediği dava dışı … firması ile tek firma gibi çalıştığını, davacı borçlu ve dava dışı … firmasının muvazaalı hareket ettiğini, işyeri devri nedeniyle davacının BK 179. madde gereğince sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini, %100 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Davalı borçlu vekili davaya bir itirazları olmadığını davalı bankanın alacağının gayri menkul ipoteği ve menkul rehni ile teminat altında olduğunu, İİK 85/2. madde gereğince işlem yapılması gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre ; haciz işleminin 3. kişi şirket yetkilisi huzurunda yapılması nedeniyle mülkiyet karinesinin davacı şirket lehine olup aksinin davalı alacaklı tarafından ispatlanması gerektiği, hacizde hazır bulunan dava konusu taşınmazları davacı şirketten kiraladığını iddia eden dava dışı … A.Ş. yetkilisi …’in 14.10.2008 tarihli vekaletname ile şahsi borçlu ve aynı zamanda borçlu şirketin yetkilisi olan …’ın vekili olduğu, davacı şirket tarafından sunulan hacizli mallara ilişkin faturaların borçlu şirket tarafından davacı şirket adına düzenlendiği, bu faturulardaki borçlu şirketin fabrika adresinin haciz mahalli olarak yazıldığı, davacı şirkete ait adresin ise … Cad. No:143 olduğu, haciz konusu makinaların 03.11.2008 tarihli kira sözleşmesiyle davacı… A.Ş. Tarafından dava dışı … A.Ş.’ne kiralandığı belirtilmiş ise de kira sözleşmesinde yazılı menkullerin hiçbir belirleyici özelliğinin yer almadığı, kira sözleşmesinin yapıldığı tarih itibarıyla kiracı şirketin adresinin haciz adresi olmadığı, bilirkişi raporu gereğince ticari defterlerin delil olma niteliği bulunmadığı, keşif raporunda menkullerin haczedildiği kısım ile boş olarak noterce tespiti yapılan yerin birbirine bitişik tek bina olduğu, her iki bina arasında mevcut kapılar ile birbiriyle irtibatının bulunduğu, dava dışı … yetkilisi …’in hem dava konusu menkulleri kiralayan şirketin temsilcisi hem borçlu şirketin yetkili temsilcisi ve aynı zamanda şahsi borçlu …’ın genel yetkili vekili olması, kiracı şirket ortaklarından…ile borçlu şirket temsilcisi ve yönetim kurulu üyelerinin aynı soyisimleri taşımaları nedeniyle aralarında akrabalık bağı olması, yapılan satış ve kiralama işlemlerinin danışıklı olduğu, İİK 44 ve BK 179. madde gereğince işletmeyi devralan şirketin iki yıl süre ile devreden şirketin borçlarından sorumlu olması nedeniyle davalı alacaklı banka vekili tarafından yasal karinenin aksinin sağlam ve güçlü deliller ile ispat edildiği gerekçesiyle davacının haczin yapılış şekline şikayetinin ve istihkak davasının reddine, yasal şartlar oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından esastan, davalı alacaklı vekili tarafından mahkemenin 27.04.2010 tarihli açıklama yazısı tavzih olarak kabul edilerek 27.04.2010 tarihli tavzih kararı temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı (3.kişi) ve davalı (Alacaklı) vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı 1,25 TL kalan onama harcın temyiz eden davacı 3. kişiden alınmasına, 5.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.