YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8549
KARAR NO : 2010/1717
KARAR TARİHİ : 01.03.2010
MAHKEMESİ :Silivri Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalılardan … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın müvekkilinin aracına tam kusurlu olarak çarpması nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, aracın hurda olduğu, bu suretle zarar gördüğünü ileri sürerek, ıslahla birlikte 4.847,70 TL maddi ve 500,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, zamanaşımı def’inde ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası oldukları gerekçesiyle husumet itirazında bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, kusura ve istenilen tazminata itiraz etmiş, aracının sigortalı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve kusur durumuna göre, davanın kısmen kabulüne, 4.579,70 TL maddi tazminatın davalı …’den temerrüt faiziyle tahsiline, davalı … hakkındaki dava ile ayrıca diğer istemlerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, alınan son bilirkişi raporları ile kusur durumundaki çelişkilerin giderilmiş ve ıslaha ilişkin zamanaşımı defi hakkında bir karar verilmemiş ise de olayın suç teşkil etmesi nedeniyle, davada uzamış ceza zamanaşımının
dolmamış olmasına göre, davalı … vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasına dayalı maddi ve manev tazminat istemine ilişkindir.
BK.nun 47. Maddesinde, “Hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle adalete muafık tazminat verilmesine karar verebilir” hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda, manevi tazminat, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olacabileceğini belirtmiştir.
Bu durumda, mahkemece, BK’nın 47. maddesi hükmü ve İçtihadı Birleştirme Kararı da nazara alınarak, olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak davacı için uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Diğer yandan, davacı vekilince ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde istenilen alacak için de temerrüt faizi istenilmiş, ancak mahkeme kararında, dava dilekçesinde faize ilişkin hakkın saklı tutulmadığı gerekçesiyle temerrüt faizine hükmedilmemiştir. Oysa dava konusu alacağın artırılmasını önleyen HUMK’nun 87/son cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi karşısında, dava dilekçesinde istenilmeyen temerrüt faizinin ıslah ile istenilebilmesi mümkündür. Bu nedenle, gerek dava dilekçesinde ve gerekse ıslah dilekçesinde istenilen alacak için, daha önce davalı … temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4-Bozma neden ve şekline göre, vekalet ücretine ilişkin temyizlerin ise incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … Vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın anılan taraflar yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve aşağıda dökümü yazılı 210,03 TL
kalan onama harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 1.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.