YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5256
KARAR NO : 2012/12488
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı alacaklı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 13.11.2012 Salı günü davacı 3.kişi ve davalı borçlu tarafından gelen olmadı. Davalı alacaklı vekili Av. … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı alacaklı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili,…İcra Müdürlüğünün 2008/2706 sayılı dosyasından, davacı şirkete ait olan ve borçlu şirkete boyanmak için gönderilen 41.940 ton Aliminyum Rulo malzemenin borçluya ait işyerinde 14.08.2008 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlu şirket işyerinde yapıldığından mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğunu, borçlu şirketin sadece boyama işi değil sac imalatıda yaptığını, borçlu hakkındaki iflasın erteleme talepli davalarında dava konusu hacizdeki malların kendilerine ait olduğunu belirttiklerini, davacının sunduğu belgelerin adi nitelikte olduğunu ve her zaman düzenlenmesinin mümkün bulunduğunu, davacı ile birlikte birkaç şirketin alacaklılardan mal kaçırma amacı ile istihkak iddiasında bulunduklarını, 3.kişinin malları satın aldığını iddia ettiği Assan AŞ şirketi ile borçlu şirketin yakın irtibat içinde
olduklarını, anılan şirketin borçluya ait organize sanayi bölgesindeki taşınmazını 7.286,62 TL alındığını borçlu ile aralarındaki alacak borç mahsup edilerek borçluya bir ödeme yapılmadığını davacı 3 ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu şirket vekili, davalı borçlu firmanın dış cephe kaplama üretimi ve boyama işlemi yapan firma olduğunu, dava konusu hacizler sırasında borçluya ait olan mallarla birlikte müşteriler tarafından işlenmek/boyanmak üzere bırakılan mallarında haczedildiğini, davacının istihkak iddasında bulunduğu malların kendilerine fason boyanmak üzere gönderildiğini belirtmiştir.
Mahkemece, dava konusu malların borçlu elinde haczedildiğinden ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, bilirkişi raporu, usule uygun tutulmuş ticari defterler ve tüm dosya kapsamından, davacı şirketin Assan AŞ den satın aldığı malları fason boyama işi için borçluya gönderdiği ve teslim ettiği, borçlu şirket tarafından bu malların iade edilmediğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu hacizler 12.08.2008-13.08.2008 ve 14.08.2008 tarihlerinde borçlu şirket adresinde yapılmıştır. İİK’nun 97/a maddesinde geçen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle kanıtlanması gerekmektedir.
Davacı 3.kişi şirket, dava dışı şahıslardan satın aldığı malların bir kısmını boyanmak üzere borçluya gönderdiğini bunların bir kısmının boyandığını ve teslim edildiğini ancak özelliklerini belirttiği 41.940 kg Aliminyum rulo malzemenin iade edilmediğini ve yukarıda belirtilen tarihlerde haczedildiğini belirtimiştir.
HUMK’nun 179/2.(HMK’nun 119/ğ.)maddesine göre dava dilekçesinde “Açık bir şekilde dava konusunun” belirtilmesi gerektiği açıklanmış yine HUMK’nun 75/2.(HMK’nun 31.) maddesine göre hakimin her aşamada talebin belirlenmesini ve açıklanmasını isteyebileceği belirtilmiştir.
Öte yandan, HUMK.’nun 389. (HMK’nun 297/2) maddesi uyarınca, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekir.
Takip hukukuna ilişkin istihkak davalarında, dava dilekçesinde davanın konusunun hangi mallara ilişkin olarak açıldığının açıkca belirtilmeli ve hüküm bu talebe göre infaz edilebilir nitelikte olmalı, dava değeri de, takip konusu alacak miktarı ile dava konusu edilen hacizli malların değeri karşılaştırılarak düşük olan değere göre belirlenerek bu değer üzerinden nisbi harç ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmelidir.
Somut olayda, davacı 3.kişi dava dilekçesinde kendisine ait olduğunu iddia ettiği malların özelliklerini ve miktarını belirtmiş olduğu halde dava konusu, Gebze 1.İcra Müdürlüğünün 2008/2706 sayılı dosyasından 12.08.2008-13.08.2008 ve 14.08.2008 tarihlerinde haczedilen mallardan hangilerine ilişkin olarak davanın açıldığını belirtmemiştir. Örneğin 2008/2706 sayılı dosyalarından 12.08.2008 başlayan ve 13.08.2008 biten hacizlerde 41.940 kg aliminyum malzemeden çok fazla malzemelerde haczedildiği halde hangileri için açıldığı somutlaştırılmamıştır. Mahkemece verilen kararda da bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu miktarın hangi mallar için verildiği belirtilmediğinden infazda kuşku ve tereddüte neden olunmuş dava değeri denetlenir nitelikte olmaksızın davacının bildirdiği değer esas alınmıştır. Nitekim emsal dosyalar da dikkate alındığında sonuçta haczedilen mal değerinden fazla miktarda mal için karar verilmiştir.
Yapılacak iş, HUMK’nun 75/2.(HMK’nun 31.)maddesine göre davacı 3.kişiden talebinin dava konusu edilen hangi malları için olduğunun somutlaştırması istenildikten sonra, hacizli malların halen mevcut olması halinde mahallinde teknik bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak istihkak iddiasında bulunulan ve delil olarak sunulan belgelerdeki malların hacizli mallara uygun olup olmadığı yönünde inceleme yapılması, mevcut olmaması halinde borçlu tarafından ….Sulh Hukuk Mahkemesi 2008/151 Değişik iş dosyasından yaptırılan tesbitteki bilirkişi raporundan yararlanarak davacının sunduğu ve icra dosyalarında da liste olarak
verdiği malzemeye uygun olup olmadığı usule uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı böylece karine aksinin kesin olarak ispatlanıp ispatlanmadığı tesbit edilerek oluşacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile ve dava konusu, dava değeri ve hükmedilen hacizli mallar tam olarak belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900.00 TL vekalet ücretinin davacı 3.kişiden alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı alacaklıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 13.11.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.