Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1037 E. 2010/2069 K. 11.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1037
KARAR NO : 2010/2069
KARAR TARİHİ : 11.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Taraflardan iddia ve savunmaları sorularak kayıt ve belgeye dayanmaları halinde bu kayıt ve belgeler ile komşu parsellerin dayanakları kayıt ve belgelerin tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirilmesi, taşınmazın bulunduğu ilçe merkezinde imar planı yapılıp yapılmadığı ve çekişmeli taşınmazın imar planı içinde kalıp kalmadığının araştırılması, mahallinde yansız bilirkişiler, tutanak bilirkişileri ve tanıklar huzuru ile yapılacak keşif sırasında varsa dayanak kayıtların gereği gibi yerine uygulanması, yerel bilirkişi tarafından bilinmeyen sınırlar yönünden tanıkların bilgisine başvurulması, taşınmazın öncesi, zilyetlik durumu ve imar ve ihyaya konu olup olmadıklarının yerel bilirkişi ve taraf tanıklarına maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, bilirkişi ve tanık anlatımları ile tutanağın edinme yerindeki açıklamalar arasında çelişki olması halinde tutanak bilirkişilerinin tanık sıfatı ile dinlenmesi, ziraat mühendisi bilirkişiden taşınmazın niteliği ile ilgili olarak teknik verilere dayalı rapor alınması, taşınmazın kesinleşen imar planı içinde kalması halinde imar planının kesinleştiği tarihe kadar yasada öngörülen zilyetlik süresinin dolması ve diğer koşulların da gerçekleşmesi halinde davalı taraf adına tescile karar verilip verilemeyeceğinin tartışılması,” gereğine değinilmiştir. Mahkemece Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, davalı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmaz ile doğu ve batısında bulunan 203 sayılı mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın mera parseline el atmak suretiyle elde edilip edilmediği araştırılmamış, taşınmazın niteliği ile ilgili olarak usulüne uygun mera araştırması yapılmamış, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, zilyetliğin nasıl intikal ettiği, taşınmazın öncesinde mera veya yaylak niteliğinde olup olmadığı, bitişik mera parselinden ne suretle ayrıldığı, mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak 3 kişilik uzman ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın niteliğini, tarım arazisi mi yoksa mera mı olduğunu bildirir biçimde, uzman fen bilirkişisinden ise keşif ve uygulamaları izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli raporlar ile kroki alınmalı, 203 sayılı mera parseli içinde bulunan parseller1e ilgili Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen dosya varsa oradaki uygulama da gözönünde bulundurulmalı, belirtilen şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.