YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3749
KARAR NO : 2011/9064
KARAR TARİHİ : 11.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Antalya 5.İcra Müdürlüğü’nün 2007/5088 Takip sayılı dosyasından 12.05.2009 tarihinde haczedilen mahcuzların müvekkiline ait olduğunu, anılan haciz tutanağının usul ve yasaya uygun bulunmadığını belirterek öncelikle şikayetin kabuluyle 12.5.2009 tarihli haciz işleminin iptaline, şikayetin kabul edilmemesi halinde istihkak iddiasının kabülü ile haczin kaldırılmasını, %15 tazminatın tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, aynı alacakla ilgili davacı tarafından açılan ve reddedilerek tashihi karar aşamasında bulunan dosyada da belirlendiği gibi davacı ile borçlu arasındaki işlemlerin muvazaalı ve mal kaçırma amacına yönelik olduğunu, borçlunun davacı şirket sahibinin yeğeni olduğunu haczin borçlunun huzurunda ve deposunda yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacı şirketin haczedilen mallarla ilgili sunduğu doğruluğu belgelerle saptanmış fatura kayıtları, ticari kayıtlarındaki demirbaş kayıtları, bilirkişi beyanı, davacı tanık anlatımlarına göre mahcuzların borçlularla ilgisi bulunmadığı
davalılar vekilinin beyan ettiği muvazaa ve şirketler arasındaki ilişkilere yönelik doğruluğu saptanamayıp davacının sunduğu belgelerle mahcuzların borçlu şirkete ait olduğunun anlaşıldığının gerekçesiyle davanın kabulüne, mahcuzların davacıya ait olduğunun saptanmasına haczin kaldırılmasına alacaklı kötüniyetli bulunmayarak inkar tazminatı hükmüne yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
Aynı alacak ve takip dosyasıyla ilgili olarak davacı 3.kişi tarafından aynı davalılar aleyhine açılan Antalya 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 9.6.2009 tarih 2008/395E-2009/549 Karar sayılı ilamından davalı borçlu Murat Kaya’nın takip konusu alacağa ilişkin kazadan sonra, şirketini ve işyerini muvazaalı olarak başkalarına devrettiği halde, gizli yönetiminin kendisinde kaldığı, davacı 3.kişi şirket ile borçlu arasında mal kaçırma amacıyla muvazaalı işlemlere girişildiği, mahcuzların borçluya ait olduğu gerekçesiyle davacı 3.kişinin davasının reddedildiği, Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu 12.5.2009 tarihli haciz borçlunun huzurunda yapılmış olduğundan İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yarına olup aksinin davacı 3.kişi tarafından ispatlanması gerekir. Davacı 3.kişi karine aksi yönünden fatura sunup tanık dinletmiş ise de borcun doğumundan sonra düzenlenen faturaların tek başına delil niteliği bulnmadığı, tanıkların davacı şirket çalışanları olduğu, borçlunun 22.5.2007 tarihli mal beyanı dilekçesinde belirtiği 150.000 TL değerindeki deniz malzemeleri ve güneş yağlarının belirttiği adreste yapılan hacizde (16.7.2008 tarihli haciz tutanağı) bulunamadığı, borçlunun mal beyanında belirttiği mallar ile dava konusu mahcuzların nitelik ve değer bakımından benzer mallar olduğunun anlaşıldığı, kesinleşen yukarıdaki ilam içeriğinden de davacı ile borçlu arasındaki organik bağ ve malkaçırma amacıyla muvazaalı işlemler yaptıkları belirlenmiş olduğundan, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı-alacaklılara geri verilmesine 11.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.