Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/12413 E. 2011/7316 K. 11.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12413
KARAR NO : 2011/7316
KARAR TARİHİ : 11.07.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıya ait aracın asli kusurlu çarpması sonucu hasarlandığını, sigortalıya ödenen 3.754.00 TL’nın faiziyle birlikte rücuen tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, kusur oranına ve tazminat miktarına itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının takibe itirazının 3.754.00 TL asıl alacak ve 305.02 TL işlemiş faiz üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19 ve değişen oranlarda faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2010/12413
2011/7316
Davalı araç malik/işleteni tacir olmayıp, aracı da hususi otomobil olduğundan, haksız eyleminin TTK.’nun 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre, tazminata yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekirken, reeskont faizine hükmedilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, HUMK.’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1. bendindeki “takibin, 3.754.00 TL asıl alacak, 305.02 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazla talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19 oranında faiz uygulanmasına, değişen faiz oranlarının uygulanmasına” tümcesinin hükümden çıkarılmasına, yerine “takibin, 3.754.00 TL asıl alacak üzerinden 31.12.2008 ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazla talebin reddine” tümcesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 182,30 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına 11.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.