YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3727
KARAR NO : 2011/5149
KARAR TARİHİ : 23.05.2011
MAHKEMESİ : Bursa Asliye 6. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22.2.2011 Salı günü davacı vekili Av. … ile davalı … vekili Av. … ve davalı … vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı …’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı borçlu vekili ile davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazların satış bedeli ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunmadığı ve İİK’nın 277 vd maddelerindeki şartların oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Tasarrufun iptali davalarında borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi
tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı ). Somut olayda davalılar arasında yapılan satışta diğer iptal koşullarının bulunmadığı belirlenmiş ise de Mahkemece, İİK’nın 280. maddesinde ifade edilen malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemlerin, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edileceği hususu yeterince araştırılmamıştır. Hal böyle olunca davalı …’in davalı taşınmazların çevresinde taşınmazlarının bulunması ve davalı taşınmazları da kendi işlerini genişletmek maksadı ile satın aldığını belirtmesi karşısında borçlunun alacaklıya zarar verme kastını ya da alacaklısından mal kaçırma kastını bilen veya bilebilecek durumda olan kişilerden olup olmadığı yolunda gerekli delilleri toplayarak sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 825,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.