Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2203 E. 2011/7986 K. 21.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2203
KARAR NO : 2011/7986
KARAR TARİHİ : 21.09.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın, araç maliki tarafından davalıya kiralandığını, davalının kira süresi sona ermesine rağmen aracı getirmediğini ve araçla kaza yaptığını, araçta meydana gelen hasar bedelinin araç malikine ödendiğini, hasar bedeli olan 2.618,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, duruşmalara katılmamış, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 651,25 TL tazminatın 22.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava dilekçesinin davalı …’ye tebliği için çıkarılan tebligatta tebliğ evrakının mahalle muhtarına verildiği, kapıya ihbar kağıdı yapıştırıldığı, kapıcıya haber verildiği belirtilerek Tebligat Kanunu 21.maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Ancak 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin birinci fıkrasında belirtildiği gibi, muhatabın tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak; muhtara imza karşılığı tebliğ edilip,
haber kağıdının kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilir. HGK 13.10.1965 gün ve 2/793-360 sayıl ve 16.9.1991 gün 7/2371-604, 29.12.1993 gün 1993/18-778-876 sayılı kararları da bu yöndedir. Tüzüğün 28. maddesinde öngörülen şekilde ve maddede belirtilen kişilere sorularak imzaları da alınmak suretiyle, şayet imzadan çekinmeleri halinde bu husus da belirtilerek; muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebi ve tevziat saatlerinden sonra geleceği belirlenmeden ve en yakın komşularından birine, yönetici veya kapıcıya bildirilmeden, isim ve imzası alınmadan Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre yapılan tebligat işlemi geçersizdir. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup, re’sen nazara alınması gerekir. Ayrıca taraf teşkili sağlanmadığı sürece işin esasına girme olanağı da yoktur. Mahkemece davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra davalıdan savunma ve delilleri sorularak sonucuna göre yargılama yapılması ve karar verilmesi gerekirken davalının savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.