YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/56
KARAR NO : 2011/10496
KARAR TARİHİ : 14.11.2011
MAHKEMESİ : Ankara Asliye 5. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … Tüketim Malları San. Paz. ve Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşıtlarını davalı …’e onun tarafından da taşıtlardan birinin davalı …’ya satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ile davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu … Tüketim Malları San. Paz. ve Ltd. Şti. usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, 3. kişi …’in borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastını bilmediği taşıtların borçlunun mallarının tamamını ya da önemli bir kısmını oluşturmadığı ve borçlunun alacaklısına zarar verme kastını gösterir delil de sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı 4. kişi durumundaki Mustafa’nın borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğunun ispatlanamamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … yönünden temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı …’in dava konusu araçları satın almak için 29/04/1999 tarihinde …. Noterinde … ve … isimli iki kişiye vekalet verdiği anlaşılmaktadır. Aynı tarihte ve aynı noterde davalı borçlu da bu kişilerden …’a vekalet vermiştir. Bu vekaletnamelerle aynı gün ve aynı noterde her iki araç da borçlu adına hareket eden vekil … tarafından davalı … adına hareket eden vekili …’a satılmıştır. Adı geçen vekaletnamelerde davalı …’in adresi de borçlu şirketin adresi olarak gösterilmiştir. Bunun yanında satılan araçlardan … plaka sayılı kamyon satışı 29/04/1999 tarihinde yapılmış olmasına rağmen 23/03/2000 tarihli haciz sırasında borçlu şirket adresinde bulunmuştur. Hal böyle olunca davalı borçlu şirket ile davalı 3. kişi … arasındaki ilişkiler değerlendirilmeli ve borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlendiği ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarrufların sınırlı olarak sayılmış olmadığı, kanunun iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bıraktığı (İİK.md.281 ), bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre de iptal kararı verebileceği (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı ) üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile hüküm verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı … yönünden temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.