Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/11167 E. 2011/5325 K. 26.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11167
KARAR NO : 2011/5325
KARAR TARİHİ : 26.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece aciz belgesi ibraz edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, bu tür davaları elinde kat’i (İİK.nun 143.md) yada geçici (İİK.nun 105.md) aciz belgesi bulunan alacaklılar açabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re’sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir. Aciz belgesinin dava açılmadan dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasından ve hatta hükmün Yargıtay’ca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır. Somut olayda davacı alacaklı tarafından borçlu davalı … hakkında üç ayrı icra takibi yapıldığı, bunlardan İstanbul 10. icra müdürlüğünün 2007/6213 sayılı takip dosyasında menkul hacizlerine de gidildiği, borçlunun borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığı, borçlu davalıya ait taşınmazlara ve araçlara haciz konulduğu, ancak bu taşınmazların belirlenen değerlerine
göre borcu karşılamadıkları gibi araç ve taşınmazlar üzerinde alacaklı davacının haczinden önce gelen hacizlerin bulunduğu böylece borçlu davalının mevcut mal varlığının borcu karşılamaya yetmediği anlaşılmakla borçlunun aciz halinin kabulü gerekmiştir. Bu durumda dava şartının gerçekleştiği düşünülerek tarafların delilleri toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı … Katılım Bankası AŞ’ye geri verilmesine 26.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.